Zecharia Sitchin – Tanrıların ve insanların Savaşları
Tarih / 8 Şubat 2019

Kitap Adı: Tanrıların ve insanların Savaşları Kitap Serisi: Dünya Tarihçesi 3. Kitap Yazar: Zecharia Sitchin Yayıncı: Ruh ve Madde Yayınları Sayfa Sayısı: 448 İnsanoğlu savaşmayı tanrılardan mı öğrendi? Nagazaki ve Hiroşima’ya atılan atom… İnsanoğlu savaşmayı tanrılardan mı öğrendi? Nagazaki ve Hiroşima’ya atlıan atom bombaları, binlerce yıl önce yaşanan İlk Nükleer Felaketin yalnızca bir tekrarı mıydı? Dünya Tarihçesi dizisinin bu üçüncü kitabında Zecharia Sitchin, Nibiru/Marduk adıyla bilinen On İkinci Gezegenden yeryüzüne inen varlıkların önce kendi aralarında, sonra insanları da yanlarına alarak giriştikleri savaşları izini Sümer, Mısır ve Hint uygarlıklarının yazıtlarında ve efsanelerinde sürüyor.

Zecharia Sitchin – Gökyüzüne Merdiven
Tarih / 8 Şubat 2019

Kitap Adı: Gökyüzüne Merdiven Yazar: Zecharia Sitchin Yayıncı: Ruh ve Madde Yayınları Sayfa Sayısı: 431 İnsanoğlu, tarihin başlangıcından bu yana evrenin, yaşamın ve yaşamdan sonrasını anlaşılamayan gizemlerini merak etmiş ve hep gökyüzündeki tanrılara ulaşmanın yollarını aramıştır. Yıllar süren titiz çalışmasının sonucunda, en son arkeolojik keşifleri kadim metinler ve buluntularla birleştiren Zecharia Sitchin, “Dünya Tarihçesi” dizisinin bu ikinci kitabında, o efsanevi “Tanrılar Diyarı”nın yerini belirliyor ve gerçek yapılma nedenleri, bilinmeyen tarihin derinliklerinde kaybolmuş olan Büyük Piramitler, Sfenks ve diğer gizemli anıtlar hakkında çok şaşırtıcı yeni bilgileri gün ışığına çıkartıyor.

Turgut Özakman – Vahidettin, Mustafa Kemal ve Milli Mücadele
Tarih / 8 Şubat 2019

Kitap Adı: Vahidettin, Mustafa Kemal ve Milli Mücadele Yazar: Turgut Özakman Yayıncı: Bilgi Yayınevi Sayfa Sayısı: 798 Son yılların, günümüze ışık tutan en geniş ve şaşırtıcı araştırması. Yakın tarihimize yönelik başlıca yalanları, yanlışları ve yutturmacaları büyük bir sabırla derleyen ve titizlikle değerlendiren Turgut Özakman, yüzlerce yerli ve yabancı objektif kaynağa dayanarak gerçekleri açıklamakta, bilinen kıvrak üslubu ile bir kısım yorucu ve ayrıntılı bilgiyi bile, bir solukta okunacak biçimde sunmaktadır.Bütün tarihseverlerin ve yakın tarihimizle ilgili gerçekleri öğrenmek isteyenlerin, başucu ve başvuru kitabı olacak bir çalışma. Eserde değinilen yalan, yanlış ve yutturmacaların çoğu ile belki de ilk kez karşılaşacak, çok şaşacak, çok gülecek, belli bir amaçla nasıl bir sahte tarih yaratılmak istendiğini görerek, Türkiye’nin geleceği bakımından çok da düşüneceksiniz. Çeşitli iddiaları değerlendirilen eski yeni yazar ve siyasetçilerden bazıları:H.E. Adıvar, Çetin ve Mehmet Altan, Fikret Başkaya, Burhan Bozgeyik, Hasan Hüseyin Ceylan, Fatih Çekirge, İ.H. Danişmend, Abdurrahman Dilipak, Tarık Mümtaz Göztepe, Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Ahmet Kabaklı, Kazım Karabekir, Necip Fazıl Kısakürek, Cemal Kutay, Yalçın Küçük, Prof. Dr. Faruk Özerengin, Emine Şenlikoğlu, H. Suphi Tanrıöver, Mete Tunçay, Vehbi Vakkasoğlu ve ötekiler…

Cemal Kutay – Atatürk Olmasaydı?
Tarih / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Atatürk Olmasaydı? Yazar: Cemal Kutay Yayıncı: Abm Yayınevi Sayfa Sayısı: 198 Aramızdan ayrılışının 75. yılında abm Yayınevinin okurlarına armağanı. Soru ve cevaplarla hazırlanan kitap, çeşitli zaman ve mekanlarda onun tutumuyla oluşan olaylardan, söylediklerinden, nüktelerinden, fıkralarından, eleştirilerinden, arayışlarından bir demet sunuyor. Bunlara göz attıktan sonra onu daha yakından tanıyacak, kavrayacak ve anlayacaksınız. Hatta zaman zaman aynı insan kafasında bu kadar çeşitli, farklı, birbiriyle karşıt gibi gelen düşüncelerin yer aldığına şaşıracaksınız. Mustafa Kemal hepsi hepsi 57 yıl yaşadı. Sanki kendisi dünyamızı bırakıp gittikten sonra kişiliği üzerinde bu soruların sürüp gideceğini kavramışçasına günlük yaşantısına sığdırdığı farklı düşünce ve tutumlarıyla bunlara cevap vermek istemişti. Cemal Kutay Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerini, Atatürk’ün fikri oluşumlarını nasıl ve hangi olayların sonucu sağladığını, uygulama alanına soktuğunu, dünya üzerinde yaşadığımız kıtaların buluştuğu hassas bölgelerin nasıl oluştuğunu ve nasıl olabileceğini sorulu-cevaplı diyalog içinde tespit ediyor. Gerçek anlamda belgesel nitelik taşıyan bu eseri herkesin okuması gerektiğine inanıyor, okurlarımıza sunmaktan abm Yayınevimiz adına mutluluk duyuyoruz.

Alun Munslow – Tarihin Yapısökümü
Tarih / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Tarihin Yapısökümü Yazar: Alun Munslow Yayıncı: Ayrıntı Yayınları Sayfa Sayısı: 291 Tarihe, özellikle kendi tarihine çok meraklı olup da tarihçi ve tarih metninin kendisi üzerinde pek durmayan bir entelektüel iklimde bu soruların hayati önemi ortadadır. Focault’ya göre ifade edersek, tarih geçmiş hakkında tarihçilerin çağdaş söylemlerinden ibarettir ve bu tarih, her bilgi gibi iktidar ilişkilerinin kurulmasında ve sürdürülmesinde kullanılır. Bir insanın yüzündeki çizgilere bakarak neleri yaşadığını çıkarabilir miyiz? Kaldı ki ortada kendisi değil de bir fotoğrafı, heykeli ya da resmi varsa, bunlar o insanın yaşadığı gerçekliği ne kadar yansıtır? Dolayısıyla, çizgilere bakılarak yazılanlar ve bu yazıları okuyanların yazdıkları nasıl bir tarihtir? Geçmiş ve bir daha geri gelmeyecek hayat deneyimin bıraktığı izlere bakarak aslına uygun olarak yeniden yaratmak mümkün müdür? Yani nesnel ve tek bir tarih yazılabilir mi? Yüzdeki aynı çizgilerden hem aşk acısı hem geçim sıkıntısı hem de kurak iklimin izleri okanabiliryorsa, tarihçinin kurduğu tarih metninin edebiyatçının kurduğu öyküden farkı nedir? İşte Alun Munslow Tarihin Yapısökümü’nde bu sorulara yanıt arıyor.Tarih salt zihinsel ya da salt dilsel bir kendilik olmadığı gibi nesnel de olamaz. Geçmişten bize kalan izler vardır. Ama bu izler kendi başlarına dilsizdir: Onları dillendiren tarihçidir. Tarihçi, fiilen varolan geçmişe açıklayıcı, ideolojik, siyasi nedenlerle hikayeler dayatarak bir anlatı,…

Ali Mithat İnan – Atatürk’ün Not Defterleri
Tarih / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Atatürk'ün Not Defterleri Yazar: Ali Mithat İnan Yayıncı: Gündoğan Yayınları Sayfa Sayısı: 112 Avrupa kültür ve uygarlığına temel oluşturmuş ve dünyanın kurumsallaşmış en uzun ömürlü imparatorluğu sayılan Roma’nın, cumhuriyet döneminde en yetkili devlet adamı sayılan çift konsülleri, görev sürelerinin bitiminde, uygulamalarından dolayı görevden çekildikten sonra, görevsel sorumluluk nedeniyle, bir bakıma hesap vermek zorundaydılar. Türk kültür ve uygarlığına temel oluşturmuş ve Türklük tarihinde kurumsallaşmaya olanak hazırlayan Göktürk Kağanları, hatta daha öncekiler de bir yerde Kurultay’a hesap vermek zorundaydılar. O günlerden bu yana, gerçek devlet adamları, resmen olmasa bile uygulamalarının hesabını meclislere değil de kendi halklarının yararına, dönemiyle ilgili yazılı eser bırakarak, bu geleneği dolaylı biçimde sürdüregelmişlerdir. Sezar’ın “Galya Savaşları”; Bilge ve Kültigin Kağanların, çağlara kafa tutan taşlara kazıttırarak, gelecek kuşaklara bıraktıkları “Orhun Abideleri”nden; Hitler’in “Kavgam”ına ve büyük Önder Atatürk’ün “Nutuk” adlı büyük eserine kadar uzanan tarihi süreçlemeden de anlaşılacağı gibi, bu tutum bir bakıma ulusa hesap verme, yol gösterme, ışık tutma ve ulusunun devamlılığına katkıyla, inanç vermedir. Bu eserlerde nerelerden nerelere gelindiği, nelerin yapıldığı veya bir başka deyişle nelerin yapılamadığı ve nelerin yapılması gerektiği anlatılmaktadır. Önderler bu eserleriyle, karizmalarının onlara verdiği yetenekleri sergilemekten, onlarla övünmekten çok, eserlerinin devamlılığını sağlamanın, onları ölümsüzleştirmenin yol ve yöntemlerini açıklayarak böylece gelecek kuşaklara birer…

Ali Kuzu – Atatürk Din Düşmanı Değildi
Tarih / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Atatürk Din Düşmanı Değildi Yazar: Ali Kuzu Yayıncı: Paraf Yayınları Sayfa Sayısı: 186 İstiklal Harbi günlerinde, Sakarya Meydan Muharebelerinin en kritik dönemlerinde, top seslerinin Ankara’dan duyulmaya başlandığı ve Büyük Millet Meclisi’nin Kayseri’ye nakledilmesinin bile düşünüldüğü günlerde, Atatürk, günlük çalışmalarının büyük bir kısmını yürüttüğü ve bugün müze olarak değerlendirilen Ankara Tren İstasyonu’ndaki evde, bir sabah erken kalktığı bir sırada Çavuş Ali Metin’e: “Acele olarak Fevzi Paşa’yı telefonla ara, bul ve hemen buraya gelmesini söyle.” diyor. Ali Metin, Fevzi Paşa’yı telefonla arayıp bulduğunda, Fevzi Paşa da Atatürk’ün yanına gelmek üzere, hemen evden çıkmakta olduğunu söylüyor. Fevzi Paşa, Atatürk’ün yanına girince, Atatürk ona bir kağıt kalem uzatıp: “Bugün gördüğün rüyayı yaz ve bana ver.” diyor. Kendisi de bir kağıt kalem alıp aynı şekilde o gün gördüğü rüyayı, Fevzi Paşa’ya vermek üzere yazmaya başlıyor. Yazma işi bittikten sonra, her iki paşa da karşılıklı olarak yazdıklarını alıp okuyorlar ve okuma işi bittikten sonra birbirlerine bakıp sevinçle gülümsüyorlar. Her ikisinin de yazdıklarını kendi kağıtlarından okuyan Çavuş Ali Metin, her iki kağıtta da şu rüyanın yazılmış olduğunu görüyor: Hz. Peygamber (SAV) Efendimiz, Hacı Bayram-ı Veli’ye diyor ki: “Mustafa’ya söyle, korkmasın, sonunda zafer onların olacak.” Bilindiği gibi, aynı gecede rüyalarında Hz. Peygamber (SAV) Efendimiz, Hacı Bayram-ı…

Leyla Coşan – Tanrım Bizi Türklerden Koru
Tarih / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Tanrım Bizi Türklerden Koru: 16. Yüzyılda Almanların Türklerden Korunmak İçin Yazdığı Dualar Yazar: Leyla Coşan Yayıncı: Yeditepe Yayınevi Sayfa Sayısı: 415 “Tanrım yardımcı ol bize sözlerinle Papa’nın ve Türklerin cinayetini engelle Senin oğlun olan İsa’yı İsterler senin tahtından indirmeyi” Martin Luther’in Türklere Karşı Çocuk Duası Avrupa arşivleri ışığında “Avrupa’da Türk Korkusu”nu ele alan titiz bir çalışma: -Avrupa’da Türklere nasıl bakılıyordu? -Türk deyince Batı’nın aklına gelenler. -Martin Luther’in Türkler Hakkındaki Genel Görüşleri -Tanrı’nın Cezası Olarak Gönderilen Türkler -Deccal Türkler -Yecuç-Mecuç Olarak Yorumlanan Türkler -Martin Luther’in Türklere Karşı Çocuk Duası Türklere karşı yazılan dualar içeriklerine göre beş farklı başlık altında incelenmiştir. Bunlar sırasıyla çocuk ve gençlere yönelik dualar, evde okunacak dualar, kilise duaları, savaş duaları ve özel bir kesime yönelik olmayan dualarıdır.

Konstantin Mihailoviç – Bir Yeniçerinin Hatıraları
Tarih / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Bir Yeniçerinin Hatıraları Yazar: Konstantin Mihailoviç Yayıncı: Ayrıntı Yayınları Sayfa Sayısı: 144 Sırp Konstantin Mihailoviç İstanbul’un fethinden iki yıl sonra, 1455 yılında, Niş yakınlarındaki köyünden Türkler tarafından alınıp başkente götürülür. Yirmi yaşındaki Mihailoviç kısa süreli bir eğitimden sonra Yeniçeri Ocağı’na kaydedilir ve Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkan topraklarından, Ege kıyılarına ve Tuna’ya uzanan fetihlerine, başarısızlığa uğrayan Belgrad Kuşatması’na, 1458 Mora, 1461 Sinop ve 1462’de Uzun Hasan’a karşı Trabzon Seferi’ne ve daha birçok savaşa ve sefere katılır. Mihailoviç 1463’te, bir yeniçeriyken bu kez Macarlar tarafından ele geçirilir. Özgürlüğüne kavuştuktan sonra ilkin Bohemya’ya sonra Polonya’ya geçen Mihailoviç, Osmanlı İmparatorluğu’nda bulunduğu süre zarfında yaşadıklarını yazdırır. Tam olarak hangi dilde yazdırıldığı bilinmeyen bu kroniğin bugüne kadar gelen Çek ve Leh versiyonları mevcut olmakla birlikte Sırpça olması gereken orijinali ortalıkta yoktur. Konstantin Mihailoviç hatıratında, on yıl hizmetinde bulunduğu Osmanlıların dinsel yapılarını, kurumlarını, kuruluşundan II. Bayezid’e kadar hanedanın tarihini, kimi ikinci elden anlatıları, imparatorluğun gelenek ve göreneklerini anlatmaktadır. Mihailoviç hatıratında tüm bunların yanı sıra, Polonya ve Macaristan krallarının Osmanlılarla yapacakları muhtemel savaşlarda kullanabileceği bilgiler de yer almaktadır.

Johan Huizinga – Ortaçağın Günbatımı
Tarih / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Ortaçağın Günbatımı Yazar: Johan Huizinga Yayıncı: İmge Kitabevi Sayfa Sayısı: 488 Antik uygarlığın sonu olarak kabul edilen 5. yüzyıl ile Rönesans’ın ortaya çıktığı 15. yüzyıl arasındaki bin yıllık döneme, tarih meraklısı bir Italyan din adamı Medio Evo (Ortaçağ) adını vermiştir. Bu adlandırma çok büyük bir kabul görmüştür. Ortaçağ, Rönesans döneminde ve daha sonra, batı kültürünün ve uygarlığının başlıca arınma alanı olmuştur. İnsanların tarih karşısında tapınma merakları, kusurları, hataların bir ilk nedeninin bulunduğu yere olduğu kadar, her türlü istenmeyen unsurun sürgüne gönderileceği bir yere de duydukları gereksinim, Ortaçağa böyle bir özellik kazandırmıştır. Her türlü kötülüğü buraya gönderen insan kendi dönemini arındırdığına inanmıştır. Huizinga, bir toplumun kendini kavrama ve ifade etme biçiminin hiyerarşik terimler içinde olduğunu ortaya koyduktan sonra, sönmekte olan kültüre renginive tonunu veren şövalyaliğin, geçmişin şanını yaşatma kaygısı içinde nasıl bir anakronizmaya düştüğünü sergiliyor, bu toplumsal tabakanın kendini, aslında, kahramanlık ve aşk düşü içinde ortaya koyduğunu belirtiyor. Şövalyelik tarikatları, askerlik ve siyasette şövalyelik ülküsü stilize edilmiş aşk bu aşka ait kurallar ve kırsal hayata olan düşüklük çok parlak bir biçimde inceleniyor. Zenginlere duyulan kinin din şeklinde ortaya çıktığını gösteren tarihçi, gerçekte, dinselliğin tümüyle bu dünyaya yönelik endişelerden kaynaklandığını sergiliyor. Bunun yanında, dinselliğin biricik ifade olanağını dağlamasının yol açığı…

Özlem Kumrular – İslam Korkusu
Tarih / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: İslam Korkusu: Kökenleri ve Türklerin Rolü Yazar: Özlem Kumrular Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 528 Özlem Kumrular, dönemin Hıristiyan hacıları, elçileri, diplomatları, yazarları, şairleri, esirleri ve hükümdarlarının ağzından İslam korkusunun gerçekçi bir portresini çiziyor. Engizisyon gizli Müslümanları deşifre etmek için hangi yöntemleri kullanıyordu? Müslümanlar, Hıristiyanları din değiştirmeye özendirmek için onlara neler teklif ediyorlardı? Müslüman korsanların eline düşen Hıristiyanların sonu ne oluyordu? İslam topraklarında dolaşan Hıristiyanlar ne gibi kötü sürprizlerle karşılaşıyorlardı? Hıristiyanların Mekke’de olduğunu ve boşlukta asılı olduğunu sandıkları Hz. Muhammed’in tabutu üzerine ne gibi efsaneler türetilmişti? Bir Hıristiyan Müslüman olduğu zaman ona nasıl bir tören yapılıyordu? Avrupa Müslümanlardan neden korkuyor? Bu korku neden ve nasıl başladı? Korkunun zaman içinde bugünkü noktaya gelmesinin arka planındaki etkenler neler? Tarih boyunca ilmek ilmek örülen bir propaganda zinciri içinde çığ gibi büyüyerek bugün dünyayı saran bu korku Ortaçağ’da ve Yeniçağ’da nasıl şekillendi? İslam Korkusu tüm bu sorulara başta İspanyolca, İtalyanca ve İngilizce olmak üzere Almanca, Katalanca, Fransızca, Portekizce ve Yunanca kaynaklarla cevap veriyor. Türk Korkusu’nun yazarı Özlem Kumrular, dönemin Hıristiyan hacıları, elçileri, diplomatları, yazarları, şairleri, esirleri ve hükümdarlarının ağzından İslam korkusunun gerçekçi bir portresini çiziyor.

Y. Hakan Erdem – Tarih – Lenk
Tarih / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Tarih – Lenk: Kusursuz Yazarlar, Kağıttan Metinler Yazar: Y. Hakan Erdem Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 1222 “Artık, tarih namına bildiklerinizin doğruluğundan kuşkulanmanın zamanı geldi… II. Abdülhamid’in, Osmanlı’da telgrafın ne zaman kullanılmaya başladığını veya 93 Harbi’nde kendi ülkesinin kimlerle savaştığını dahi bilmediğini biliyor muydunuz? Gazi Osman Paşa’nın Plevne önlerinde Ruslarca şehit edildiğini duymuş muydunuz? Peki ya İttihatçıların en ünlü sivil önderi Talât Paşa’nın aslında albay olduğunu? Siz, Allah bilir Sırpsındığı Savaşı’nın bir Osmanlı zaferi olduğunu sanıyorsunuzdur hâlâ…Yoksa II. Varna Savaşı’ndan da mı haberiniz yok? Tarih ve tarihî coğrafya bilgisi tam da, diller konusundaki bilgisi mi eksiktir Tarih-Lenk’in? Ne münasebet! Babillilerin Farsça konuştuğunu; “basma” ve “yazma” sözcüklerinin İbraniceden geldiğini bile biliyor. Öldükten sonra namaz kılan paşa kimdir? 3,5 tonluk bir çantayı hangi insan taşır? Tarih-Lenk biliyor! Bunları ve daha neleri…Üstelik bu bilgilerin birçoğunun üretildiği ortamı “akademik etik” terazisinde tartıyor da öyle biliyor…Elinizdeki kitaba da adını veren Tarih-Lenk zalimdir. Bir o kadar da tuhaftır. Yine de onun bildiklerini kimseler bilmez… Sabancı Üniversitesi akdemisyeni Y. Hakan Erdem’in araştırması…”

Halit Eken – Kapancızade Hamit Bey
Tarih / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Kapancızade Hamit Bey Yazar: Halit Eken Yayıncı: Yeditepe Yayınevi Sayfa Sayısı: 686 -‘Kazım Karabekir Paşa Komünizm Propagandası yapıyordu.’ -Mecliste Bolşevik vekiller. -Mustafa Suphi Olayı. -Karakol Cemiyeti ve Mustafa Kemal. -Ali Galip Olayı. Topal Osman Olayı. -Karadeniz’de öldürülen mebuslar. -‘Para ile satılan memuriyetler.’ -‘Makedonya’daki çeteler Bulgar, Yunan ve Sırp subaylar tarafından eğitiliyorlardı.’ -Makedonya’daki görevli memurların kötü yönetimi ve zulümleri sonucunda halkın isyanı. -Enver Paşa ile birlikte dağlarda inkılap hazırlığı. -‘Meşrutiyet İnkılabı isim değişikliğinden öte bir şey değildi’. -Derviş Vahdeti’nin isyanına zemin hazırlayan nedenler. -Balkan Harbi yılları. -Şark Meselesi ve Ruslar. -Diyarbakır’da hayvanlarla mübadele edilen insanlar. -Kendini Bonapart gibi gören Enver Paşa’nın birbirini tutmayan emirleri. -Suriye bölgesinde suçsuz yere asılan insanlar. -Cemal Paşa tarafından kayrılan hırsız memurlar. -Balkan muhacirlerinin perişan halleri. -Muhacirlerin kötü durumlarından istifade etmeye çalışan idareciler. -Doğuda Ermeni olayları. -Mütareke dönemi ve İşgalcilere karşı duyarsız davranışlar.

Emma Marriott – Bir Nefeste Dünya Tarihi
Tarih / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Bir Nefeste Dünya Tarihi Yazar: Emma Marriott Yayıncı: Maya Kitap Sayfa Sayısı: 208 M.Ö. 3500’den 1945’e kadar kronolojik olarak düzenlenmiş; Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika, Okyanusya, Ortadoğu ve Orta Asya olarak bölgelere göre ayrılmış, bir nefeste okuyacağınız bir dünya tarihi kitabı.Farkında olsak da olmasak da, yaşadığımız dünya, tarihimiz tarafından şekillendirilmiştir. Tarih, aynı anda ortak insanlığın hem bir kaydı hem de bütünlüğünü sağlayan bir bağdır. Bu kitap, antik medeniyetlerden II. Dünya Savaşı’na kadar yaşanmış büyük tarihsel olaylar hakkında fikir sahibi olmamız için gereken temel bilgileri içeren bir rehber. Büyük İskender’in imparatorluğu, Arap halifelerinin yükselişi ya da Çin’deki Tang Hanedanlığı, kadınların özgürleşmesi, komünizm ve faşizmin yükseliş ve düşüşleriyle ilgileniyor olabilirsiniz. Tüm bu konular ve daha fazlası hakkında son derece önemli bilgileri bu kitapta bulabileceksiniz.Kısa, kolay okunur, sade ve güvenilir bir kaynak olan bu eser, bugünkü dünyanın neden şimdiki gibi olduğunu anlamamızı mümkün kılacak kritik ipuçlarını ortaya koyuyor.

Emin Akif Ersoy – Babam Mehmet Akif
Tarih / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Babam Mehmet Akif: İstiklal Harbi Hatıraları Yazar: Emin Akif Ersoy Yayıncı: Kurtuba Kitap Sayfa Sayısı: 135 Emin Âkif Ersoy, babası Mehmet Âkif’le İstiklâl Harbi’nin o sıcak ortamında Anadolu’yu birlikte dolaşmış ve bu dönemle ilgili hâtıralarını kaleme almıştır. Hâtıralar, Mehmet Âkif’in ölümünden on iki yıl sonra yayınlanmıştır. Bu hâtıralarda Mehmet Âkif’in İstiklâl Harbi yıllarındaki faaliyeti hakkında önemli ipuçları vardır. Âkif’in hayatıyla ilgili kronolojik bazı ayrıntıları da metinde bulmak mümkündür. İç burkucu bir hayatın sahibi olan Emin Âkif’in biyografisini konu alan bir araştırmayla başlayan bu çalışmada İstiklâl Harbi yıllarında Mehmet Âkif ve yanında oğlu Emin’in yaşadıkları, hissettikleri ve Emin Âkif’le iki ayrı gazetede yayınlanan, babasıyla ilgili hâtıralarını dile getirdiği röportajların metinleri de yer alıyor. Söz konusu röportajlar hem Mehmet Âkif’le, hem de Emin Âkif’le ilgili önemli ayrıntılar barındırır. Metnin sonunda bulunan iki iktibasa da Emin Âkif’in ölümüyle ilgili bir hususa açıklık getirmesi bakımından yorumsuz olarak yer verilmiştir. Yusuf Turan Günaydın’ın gazetelerden derleyerek hazırladığı bu neşir, Emin Âkif’in hayatını ve büyük oranda babasının etrafında şekillenen hatıralarının sadece yayınlanmış kısımlarını ihtiva etmektedir.