Cihat Burak – Yakutiler
Hikaye / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Yakutiler Yazar: Cihat Burak Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 152 Ünlü ressam Cihat Burak’ın aynı zamanda usta bir öykücü olduğunu Cardonlar’la farketmiştik, 1980’lerin başında. Ardından, 1992 Yunus Nadi öykü Ödülü’nü kazanan Yakutiler’le, bu kanıyı pekiştirmişti. Yıllar sonra, pırıltısından hiçbir şey yitirmeyen resimleri gibi öyküleri de hala capcanlı… Burak’ın zengin anılar ve dikkatli gözlemlerle beslenen öykülerinde duyguya ince bir alay eşlik ediyor. Yakutiler’de günlük yaşamdaki ve kültürümüzdeki hızlı değişmeler gösterilirken yanlış eğitimin, tersine dönen devlet çarkının eleştirileri yapılıyor. İnsan ilişkilerinin, doğa ve çevrenin yozlaştırılmasına karşı uyarıların dile getirildiği öykülerde, yazı dilinin alışılmış kurallarına zaman zaman hoş bir biçimde yan çizen Burak, konuşma dilini çok canlı, çok çekici biçimde kullanıyor. Yakutiler, bu kez yazarının elyazısı örnekleri ve desenleri eşliğinde…

Ali Teoman – Öykü Uçları
Hikaye / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Öykü Uçları Yazar: Ali Teoman Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 64 Öykü Uçları, Ali Teoman’dan bir son kurşun: Gene tam hedeften vuruyor. Ali Teoman’ın Yapı Kredi Yayınları’na emanet ettiği dosyalardan biri de Öykü Uçları idi. “Çok çok kısa öyküler”den oluşan kitap yazarın sekizinci ve son öykü kitabı. Teoman, dosyasını şu sözlerle YKY’ye teslim etmişti: “Öykü Uçları – Çok Çok Kısa Öyküler’i de Kırık Kalpler Terzihanesi kitabından sonraki üçüncü yeni öykü kitabı olarak ele alabilirseniz çok sevinirim. Yeni öykü yönelimim (tabii eğer ömrüm olursa) bu yönde ilerleyebilir. Biraz Samuell Beckett’in ‘foirades’ı gibi…”

Ali Teoman – Karadelik Güncesi
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Karadelik Güncesi Kitap Serisi: Konstantiniyye Üçlemesi 2. Kitap Yazar: Ali Teoman Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 600 Ali Teoman’dan, zaman ötesi bir İstanbul’da cereyan eden, yeraltı dünyasının sırlarının anlatıldığı grotesk atmosferiyle çarpan, fantastik kişilerle şaşırtan, gerçeküstü olaylarla güldüren, ironiyle kara mizahın at oynattığı bir acaip masal; yazarın tabiriyle “bir melun ve mendebur roman”… Ali Teoman’ın “Konstantiniyye Üçlemesi” YKY’de tamamlandı. Uykuda Çocuk Ölümleri ve Gecenin Atları ile birlikte Karadelik Güncesi, Ali Teoman’ın “Konstantiniyye Üçlemesi” adını verdiği dizinin ikinci romanı. Yazar, “Konstantiniyye Üçlemesi” ile ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştı: “Bu romanlar farklı karakterlerin öykülerini anlattıkları için birbirlerinin devamı sayılamazlar, ama aynı gerçeküstü, fantastik, grotesk atmosfere, zaman ötesi bir İstanbul’a konumlanmış olmaları nedeniyle, olayların üzerinde geçtiği benzer bir artalan oluştururlar. Bu İstanbul hem altın ve gümüş paralarla alışveriş edilen, hem bilgisayar kullanılan, hem hamamlara gidilen, hem çelik strüktürlü gökdelenlerde çalışılan, hem atlı kupa arabalarına binilen, hem girift bir metro ağıyla kaplı, değişik dönemler, yapılar, buluşlar ve olayların iç içe geçtiği tuhaf bir İstanbul’dur. Bir romandaki karakter ve öyküler, diğerinde arka planda görünebilir. Üçlemeyi oluşturan romanların her biri aynı konuya odaklanmakla birlikte, sanki aynı nesneye değişik bir yönden yaklaşmaktadır.” Çekimgücü yüksek bir roman: “Karadelik Güncesi” Ali Teoman, tanıdık ama yine de…

Alberto Manguel – Borges’in Evinde
Anlatı / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Borges'in Evinde Yazar: Alberto Manguel Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 68 “Ölümünden birkaç ay önce, Arjantinli zengin bir toprak sahibi Borges’i estancia’sına davet etti ve bir sürpriz sözü verdi. Yaşlı adamı bahçedeki bir banka oturttu ve yalnız bıraktı; birden Borges yanıbaşında iri ve sıcak bir beden hissetti, ardından da omuzlarına dayanmış iri patiler. Estanciero’nun evcil kaplanı, onu düşleyen adama saygılarını sunuyordu. Hiç korkmadı Borges. Yalnızca çiğ et kokan sıcak nefesinden rahatsız oldu. ‘Kaplanların etobur olduğunu unutmuşum.’ ” Arjantinli deneme ustası Manguel’den, Borges’e kitap okuduğu yıllarda onunla yaşadıklarını aktaran, ayna ve labirent ustasının dünyasından bilinmeyen kesitleri gün ışığına çıkaran bir metin. Arjantinli fotoğraf ustası Sara Facio’nun, yine o yıllarda Borges’in evinde çektiği özel fotoğraflarla.

Raymond Roussel – Locus Solus
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Locus Solus Kitap Serisi: Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi Yazar: Raymond Roussel Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 208 Raymond Roussel (1877-1933) çağdaş Fransız yazınının büyük öncüleri arasında sayılır. Gerçeküstücüler, yazının ve gerçeğin sınırlarında bir iç deneyimin ürünü olan şiirlerini ve düzyazılarını göklere çıkarırlar. Breton onu “Lautreamont’la birlikte tüm çağların en büyük büyücüsü” olarak niteler; Dali, bir yangından tek bir kitabı kurtarması gerekse, bu kitabın onun tek romanı “Locus Solus” olacağını söyler, Leiris de ülküsel bir yolcu olarak görür onu. Ama Roussel hayranları gerçeküstücülerle sınırlı değildir. Yüzyılımızın büyük düşünürlerinden Michel Foucault onun üzerine koca bir kitap yazar. “Yeni Roman”ın iki önemli öncüsü, Alain Robbe-Grillet ve Michel Butor onu büyük bir yazı ve kurgu ustası sayarlar, çünkü, “Locus Solus”un da tanıklık ettiği gibi, Raymond Roussel imgelemin sınırlarını öncelikle ayrıntılarda zorlar.

Julien Gracq – Ormanda Bir Balkon
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Ormanda Bir Balkon Yazar: Julien Gracq Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 152 Yüzbaşı Grange, 1939 yılında yeni görev yeri olan Belçika sınırına komşu Moriarmé köyü yakınlarındaki ormanda inşa edilmiş, “Çatı” adı verilen korugana ulaşır. Savaş ancak belli belirsiz bir tehdit şeklinde hissedilirken, günlerini ormanda, koruganda, köyde, bir süre sonra da genç ve güzel Mona’nın evinde geçirmektedir. 1940 ilkbaharında Almanlar bölgeye saldırınca Mona, diğer köy sakinleriyle birlikte uzaklaşır. Emrindeki üç askerle kapalı bir kasayı andıran koruganda kaderiyle baş başa kalan Grange huzur, korku, vurdumduymazlık arasında gidip gelirken “savaşa benzemeyen savaş” da giderek gerçekliğe yaklaşmaktadır.

E. L. Doctorow – Ragtime
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Ragtime Yazar: E. L. Doctorow Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 272 İlk yayımlandığı 1975 yılından bu yana 20. yüzyıl Amerikan edebiyatının klasiklerinden biri kabul edilen Ragtime’da Doctorow, gerçek ile kurmacayı, tarihi kişilikler ile anonim Amerikalıları (ve “Amerikalı olmayı” kafasına koymuş göçmenleri) bir araya getiriyor; buradan, 20. yüzyılın ilk yirmi yılını kateden, hem eğlenceli hem trajik bir Amerika portresi çıkarıyor. Bu sürükleyici hikâyenin içinde Henry Ford ve Sigmund Freud da var, anarşist Emma Goldman ve sihirbaz Houdini de. Ama sadece onlar da değil: Orta sınıf Amerikan aileleri, gangsterler, müzisyenler, fabrika patronları ve işçileri, Doğu Avrupalı göçmenler… Amerika’nın çeşitli çevrelerinden kişilerin hayatlarından kesitlerle başlayan ve sıradan bir ailenin hayatına giren bir siyahi müzisyenin adalet arayışıyla hız kazanan hikâye, Doctorow’un dönemin gözde müziği ragtime’ın kesik tempolu parçalarını andıran kısa cümleli, hızlı anlatımıyla hayat buluyor.

Nihat Erim – 12 Mart Anıları
Anı / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: 12 Mart Anıları Yazar: Nihat Erim Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 630 Cumhuriyet tarihinin ikinci askeri müdahalesinin yapıldığı 12 Mart döneminin başkanı Nihat Erim, olağanüstü koşullar’ın hüküm sürdüğü bir dönemi anılarıyla aydınlatıyor. 12 Mart Anıları..Ortanın solunda bir akademisyen, insan hakları savunucusu ve olası T.C. Cumhurbaşkanı adayı olan Erim, bir askeri müdahale sırasında başbakanlık gibi önemli bir görev neden ve nasıl kabul etmişti? 12 Mart Anıları, dönemin olaylarını Erim’in kaleminden kişisel savunması olarak anlatıyor, ileride yazılacak tarih bilgisine ışık tutmayı amaçlıyor.

Walter Benjamin – Pasajlar
Felsefe / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Pasajlar Kitap Serisi: Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi Yazar: Walter Benjamin Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 277 …Çalışmanın bütününe yakın bölümünde kendine özgü ve “mozayik” yöntemi diye adlandırılabilecek bir yöntemi uygulayan Benjamin, bütün bir dönemin kültür tarihini, genelde dikkat edilmeyen ayrıntılardan (döşeme biçimlerinden, giysilerden, akşam saatlerinin iş dönüşü kalabalığından, dedektif romanlarından, sokakların ışıklandırılmasından vb.) yola çıkarak, geliştirdiği kavramları ve dünya görüşünü “yaşayan” bir organizmanın kalıbı içerisinde sergiler. “Pasajlar”ın bu kitapta toplanan metinleri, Walter Benjamin`in kendi öngörmüş olduğu, ama kendisi hayattayken basım aşamasına gelemeyen düzenlemeye sadık kalınarak bir araya getirilmiştir. Pasajlar (Passagenwerk), Alman düşünür ve kültür tarihçisi Walter Benjamin`in (1892-1940) ilk gençlik çağından başlayarak, ölümüne kadar üzerinde çalıştığı başyapıtıdır. 19. Yüzyıl`ın Başkenti Paris`le birlikte bu alandaki çalışmalarına başlayan, daha sonra yapıtını Baudelaire üzerine kaleme aldığı incelemelerle geliştiren Benjamin, Pasajlar`la, 19. Yüzyıl7ın kültür tarihini bütün toplumsal temelleri ve 20. Yüzyıl`a ait uzantılarıyla irdelemeyi öngörmüştür. Yazar tarafından tasarlanan kapsam içersinde Tarih Kavramı Üzerine Tekniğin Olanaklarıyla Yeniden Üretilebildiği Çağda Sanat Yapıtı, XIX. Yüzyıl`ın Başkenti Paris, Charles Baudelaire: Kapitalizmin Yükseliş Çağında Bir Lirik Şair ve Baudelaire`de Bazı Motifler Üzerine, Pasajlar`ın çeşitli aşamalarını oluşturur. Çalışmanın bütününe yakın bölümünde kendine özgü ve “mozaik” yöntemi diye adlandırılabilecek bir yöntemi uygulayan Benjamin, bütün bir dönemin kültür…

Emine Sevgi Özdamar – Kendi Kendinin Terzisi Bir Kambur
Edebiyat / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Kendi Kendinin Terzisi Bir Kambur Yazar: Emine Sevgi Özdamar Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 108 Romancı, tiyatro oyuncusu Sevgi Özdamar’ın Ece Ayhan’lı yıllarını anlattığı “Vakitsiz Üsküdarlı” başlıklı anıları, Ece Ayhan’ın beyin ameliyatı için 1974’te gittiği Zürih’te ona eşlik ederken tuttuğu hastane günlüğü ve Ece Ayhan’ın Sevgi Özdamara gönderdiği mektuplardan oluşan bu kitap, Türk şiirinin öncülerinden Ece Ayhan’ın hayatının bir döneminde , yakın çevresine ışık tutuyor. Sevgi Özdamar’ın resim ve çizimleriyle fotoğraflar da meraklıları için kitabı ayrıca vazgeçilmez kılıyor. Anılar, günlükler ve mektuplarda Ece Ayhan haşarı yanlarıyla, capcanlı karşımıza dikiliyor. Hayatının şiirinde karıştığı yerlerde dolaşırken, en sıkı şiirlerinin altında çağlayan suyu da duymak mümkün.

Edip Cansever – Gelmiş Bulundum
Şiir / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Gelmiş Bulundum: Seçme Şiirler Yazar: Edip Cansever Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 116 Şiirler yazdım, kitaplar okudum Elime bir bardak aldım, onu yeniden oydum Derinlerde kaldım böyle bir zaman Kim bulmuş ki yerini, kim ne anlamış sanki mutluluktan Ey yağmur sonraları, loş bahçeler, akşam sefaları Söyleşin benimle biraz bir kere gelmiş bulundum

Edip Cansever – Şiiri Şiirle Ölçmek
Edebiyat / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Şiiri Şiirle Ölçmek: Şiir Üzerine Yazılar Yazar: Edip Cansever Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 376 Şiiri Şiirle Ölçmek, modern şiirimizin en özgün ve üretken şairlerinden biri olan Edip Cansever’in (1928-1986) bütün yazılarını, söyleşilerini ve soruşturma yanıtlarını ilk kez bir araya getiriyor. Cansever’in yazılarında, poetikasını belirleyen, yaşama ve şiire bakış açısını ortaya koyan, şiirini anlamamızı sağlayacak pek çok ipucu bulunur. Örneğin, Türk şiirinde az rastlanan ‘dramatik monolog’ türünü neden tercih ettiğini göstermesi bakımından en önemli yazılarından biri olan ‘Şiiri Bölmek’te, Cansever, hep birilerine ya da bir şeylere uyum göstererek yaşadığımızı, sonuçta kişiliğimizi yitirdiğimizi vurgular. Ona göre, direnmekle çevreye uymak arasında şaşkına dönen ve çeşitli rollere bölünen bireyin şiirde hakkıyla temsili, şiirin de anlatıcılara bölünmesiyle, yani dramatik bir şiirle mümkündür. Okuyucu, ‘Düşüncenin Şiiri’, ‘Soyut Somut’, ‘Şiiri Şiirle Ölçmek’, ‘Tek Sesli Şiirden Çok Sesli Şiire’ ve ‘Tragedya Üzerine Notlar’ gibi yazılarda, ayrıca şaire yerinde soruların yöneltildiği söyleşilerde ve Erdal Öz’e yazdığı mektuplarda da Cansever şiirinin düşünsel temellerine açılan pek çok kapıyla karşılaşacaktır.

Edip Cansever – Ben Ruhi Bey Nasılım
Şiir / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Ben Ruhi Bey Nasılım Yazar: Edip Cansever Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 108 Kimdir Ruhi Bey? Kendisini nasıl bilir? Meyhanecisi, kürkçüsü, çiçekçisi onu nasıl bilir? İnce bıyıklı, güzel giyimli, önünde el pençe divan durulan varlıklı mı varlıklı Ruhi Bey’i gerçekten kim bilir? Kim tanır? Edip Cansever’in önceki kitaplarıyla düşünsel olarak katıldığı siyasi savaşta toplumca yenik düşüldükten sonra Ben Ruhi Bey Nasılım’la giriştiği bireysellik ve sahicilik mücadelesinde, hepimizin etrafını saran, gündelik konuşmalardan bile akan sahtekârlığı, riyakârlığı, kibarlık oyunlarını, gücünün yettiğine kabalık hakkını görmemek mümkün müdür… Yoksa değil midir?

Thomas Hobbes – Leviathan
Felsefe / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Leviathan – Bir Din ve Dünya Devletinin İçeriği, Biçimi ve Kudreti Kitap Serisi: Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi Yazar: Thomas Hobbes Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 465 Hobbes’un başyapıtı kabul edilen Leviathan, özellikle, bir “din ve dünya devleti”nin oluşturulamasında bireyler arası toplumsal sözleşmeye verdiği önem ve ahlak kurallarını tamamen laik ve doğal bir temele oturtuşuyla dikkat çeker. Hobbes, 1651’de yayımladığı bu kitabında, “Tanrı’nın buyrukları” olan doğa yasalarından yola çıkarak, ideal devletin oluşturulması yollarını gösterir; ayrıca hem dinsel, hem de toplumsal-eğitimsel gerekçelerle çağının üniversite sistemine eleştiriler yöneldir.

Marguerite Yourcenar – Rüya ve Kader
Biyografi / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Rüya ve Kader Yazar: Marguerite Yourcenar Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 134 Ayna görüntüleri düzeltir, çarpıtır ya da tersine çevirir; bu üç ihtimal rüyan?n üç şekline denk düşer: gerçekliği ideal parıltısına kavuşturan güzel rüyalar, kendi hayatımızın grotesk olduğu kadar ürkütücü, grotesk olduğu için ürkütücü bir suretini sunan kâbuslar ve tersine çevrilmiş simgeleri, Leonardo da Vinci’nin diri diri yakılmamak için kullandığı tersine yazı gibi gizli ve tehlikeli gerçekleri gizlemeye yarayan rüyalar. Her uyur, ebedi bir aynada kendine heyecanlanan, kendini gerçekleştiren bir Narkissos’tur; rüya görmeyen kişinin zihni şüphesiz başkalarının zihninden daha yoksul, daha dar değildir, sadece sihirli ayna boşluğunun bulunmadığı bir oda gibidir. Rüya ve Kader Yourcenar’ın yaşamının bir döneminde gördüğü ve en ince ayrıntısına kadar kaleme aldığı rüya anlatılarından derlediği bir rüya güncesi ya da rüyalardan hareketle yazılmış bir otobiyografi…