Kürşat Başar – Bazen Unutmak İstersin
Deneme / 1 Ocak 2019

Kitap Adı: Bazen Unutmak İstersin Yazar: Kürşat Başar Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 224 Tarihin ilk dönemlerinden kalan eşyaların sergilendiği müzelere hiç gitmediniz mi? Bir yanda balta, mızrak, bıçak, ok türü şeyler öte yanda bugün de hemen hemen aynıları kullanılan küpe, gerdanlık, bilezik, göz boyası gibi şeyler… Kadınların milattan önce kullandığı kolyeler, küpeler, taraklar, bilezikler, tokalar bugün en havalı mağazalardan dünya parasına alacaklarınızla birebir aynı. Peki aynı dönemde erkekler ellerindeki bütün aletlerle uğraşa didine ne yapmış? Balta! Erkekle kadın arasındaki farkı soruyorsanız buyurun: Baltayla küpe arasındaki fark… Aşk, ilişkiler, evlilik, kadınlar, erkekler… Kürşat Başar bu kitabında hepimizin hayatına dokunan kısa hikâyeler ve yazılarla karşımıza çıkıyor. Düşündüren, sevindiren, kederlendiren, yeri geldiğinde kahkaha attıran yazılar bunlar. Kimi zaman bize can alıcı sorular soruyor, kimi zaman yine yüreğimize dokunan hüzünlü bir hikâye anlatıyor.

Bohumil Hrabal – Sıkı Kontrol Edilen Trenler
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Sıkı Kontrol Edilen Trenler Yazar: Bohumil Hrabal Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 90 Hayatın ağır aktığı bir kasabanın tren istasyonu… En büyük hareket, istasyon şefinin telgrafçı kızla çapkınlığı.. Ve bu ağır hayatın ötesinde, İkinci Dünya Savaşı’nın pençesinde bir dünya… İstasyonun en genç elemanı, bakir Miloş, hayatı anlamaya çalışan toy bir delikanlı. O durağanlık içinde kendi yerini bulmaya çalışıyor ama hem kadınlar hem de acımasız savaş kafasını fena halde karıştırıyor. Savaş sonrası Çek edebiyatının en önemli kalemi kabul edilen Bohumil Hrabal’ın Sıkı Kontrol Edilen Trenler’i, edebiyatının evrenselliğine en güzel örneklerden biri. Yazarın 1965’te kaleme aldığı ve artık çağdaş klasikler arasında anılmaya başlanan bu eser, savaşlardan yakasını bir türlü kurtaramayan biçare dünyamıza, tarihin derinliklerinden ayna tutuyor. Sıkı Kontrol Edilen Trenler, sürpriz finaliyle, hayatın durağanlığına çakan bir şimşek…

Ahmet Telli – Kalbim Unut Bu Şiiri
Şiir / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Kalbim Unut Bu Şiiri Yazar: Ahmet Telli Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 167 Kalbim Unut Bu Şiiri Kalbim dedim sonra, aşk da Bozkırdaki yangınlar misali Yeşerse de arsız otlar yeniden Ne dağların eflatun ufku ne de Kırlangıçların esmerliği görülür Ki her ömrün ezberindedir Bu hecenin bütün harfleri Eprimiş anılar kalıyor geride Bir de ceylanların ürkek Sıçrayışları tetik boşluğunda Ve unutuluyor işte bu kadar Çok sevilmişse sevilenin adı

Ahmet Telli – Belki Yine Gelirim
Şiir / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Belki Yine Gelirim Yazar: Ahmet Telli Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 95 Büyük aşklar yolculuklarla başlar Gidelim istersen suyun Söğüt dallarını serinlettiği Irmağın sesine aldanarak Bir aldanma değil midir Öncesi unutulan şeyler gibi Aşklar ve yolculuklar da Belki anlatır anlatacağı Bir şey varsa bekleyen Eprimiş olsa da sözler

Raymond Chandler – Büyük Uyku
Polisiye / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Büyük Uyku Yazar: Raymond Chandler Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 270 “Eski savaşlardan kalma yaşlı bir general. Ağır ağır ölmekte olan, geleneklerine bağlı bir adam. İki delişmen çekici kız, kayıp bir damat. Petrolden gelen, harca harca bitmez bir servet, kimden geldiği bilinmeyen şantaj mektupları. Çölün ortasında, kimi zaman karanlık bir labirent, kimi zaman romantik bir gün batımı gibi yükselen bir serap, bir yeni zaman şehri: Los Angeles. Kentin bağırsaklarındaki logar kapaklarından savrulup lağım sularında kaybolan bozuk paralar gibi harcanıp giden insanlar. Yeşil dolarlar, fildişi renkli kadın bedenleri üzerinde yükselen kadim suç. Bu suçla başa çıkamayacağını bilmesine rağmen, -belki de zaten bunun farkında olduğundan- alaycı kararlılığını hiçbir zaman yitirmeyen bir dedektif: Philip Marlowe.” Ahmet Ümit Büyük Uyku’da okurlar, Raymond Chandler’ın ölümsüz karakteri Philip Marlowe’la tanışıyor. İlk kez 1939 yılında yayımlanan bu kült eser, Fatih Özgüven’in yetkin çevirisiyle tam bir edebiyat şölenine dönüşüyor. Everest Yayınları olarak Amerikan polisiyesinin klasikleşmiş isimlerinden Raymond Chandler külliyatını, Türk polisiyesinin usta ismi Ahmet Ümit’in editörlüğünde sunmaktan mutluluk duyuyoruz.

Metin Kaçan – Fındık Sekiz
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Fındık Sekiz Yazar: Metin Kaçan Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 158 “Fındık Sekiz, simgesel/alegorik bir doku içinde İslâm mistisizminden izler taşıyan bir metin. Tasavvuf öğesi, Kaçan’ın bıçkın/külhani anlatımı ve inanılmaz haşarılık ve ataktaki yaratıcı dil oyunlarının arasında alışılmadık bir etki bırakmakta. Fındık Sekiz, bir iç dünya yolculuğunun odakta olduğu bir metin. Beyoğlu’nun kanla/şiddetle/uyuşturucuyla/cinsellikle yoğrulmuş batakhane kültürü ile entel diye adlandırılan bir başka sınıfın yan yana varlıklarını sürdürdüğü bir ortamda, ana kişi Meto maddesel yaşamın uçlarında dolaşır, ‘intiharın arifesinde, yaşamın şerefesinde’ gezinir. Fındık Sekiz, karanlıktan aydınlığa, maddesellikten tinselliğe yapılan bir yolculuğu anlatır… Bir aşk romanıdır Fındık Sekiz. Karşı cinsten birine duyulan aşktan çok soyut bir aşktır burada söz konusu olan. Mistik tonlamalı gündüz düşlerinin somut bir Beyoğlu gerçeğiyle birbirine geçtiği bir uzamda yaşanır Fındık Sekiz.

Metin Kaçan – Ağır Roman
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Ağır Roman Yazar: Metin Kaçan Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 126 Güneş buluttan sıyrılırken Kolera’nın âlemci kadınları bir omuz darbesinde yıkılacakmış gibi duran evlerinin önünde oto tamircileriyle, marangozlarla, tornacılarla aslanlar gibi muhabbete koyuldular. Bir yandan da kaynak yaparken elleri titreyen ustalara esrarı daha kallavi içmeleri için zıvana hazırlamaya başladılar. Köylü kadınlar, kocalarının mahalle hakkında anlattıkları korku hikâyelerinden tırstıklarından mahkûmlar gibi camdan bakıyorlardı.

Eric J. Hobsbawm – Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
Tarih / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı Yazar: Eric J. Hobsbawm Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 788 Çağımızın önemli tarihçilerinden Eric Hobsbawn’ın, kendine özgü bakış açısıyla 1914-1991 yılları arasındaki dünya meselelerini irdelediği “Kısa 20. Yüzyıl”ını gözden geçirilmiş yeni basımıyla sunuyoruz. Birinci Dünya Savaşı’nın başlangıcından, SSCB’nin çöküşüne kadar olan dönemi ayrıntılı bir şekilde anlatan “Kısa 20. Yüzyıl”, günümüzde yaşananların anlaşılmasına yardımcı olacak, başucunda bulundurulması gereken bir kaynak.

Ernesto Che Guevara – Gerilla Savaşı
Siyasi / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Gerilla Savaşı Yazar: Ernesto Che Guevara Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 165 ” Bu halk müxadelesinin herhangi bir anında, gerilla topraklarının içinde v dışındaki sivil örgütlenmenin şemasıdır. Tüm bu anlatılanları en üst derecede mükemmelleştirmenin olanakları mevcuttur; bir kez daha tekrarlıyorum, benim benim ağzımdan konuşan küba devrimi deneyimimizdir, yeni deneyimler bu kavramları değiştirebilir ve iyileştirebilir. Burada verdiğimiz bir şemadır, bir kutsal kitap değil.”

Kürşat Başar – Başucumda Müzik
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Başucumda Müzik Yazar: Kürşat Başar Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 440 “Eğer, hayatımızın bir an’ına gidip orada sonsuza dek kalacaksınız deseler yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim. Biri, o çocukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta sallanırken… Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün… Herkes âşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu. Ama aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan âşıksın.”

Hasan Ali Toptaş – Uykuların Doğusu
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Uykuların Doğusu Yazar: Hasan Ali Toptaş Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 243 2005 ORHAN KEMAL ROMAN ARMAĞANI “Bir bakıma, insan gördüğü şeylerin toplamı kadar uyanık, görmediği şeylerin sonsuzluğu kadar uykuda oluyor, diyordum.” İlk yayımlandığında Uykuların Doğusu, dairevî yapısıyla okurların başını döndürmüştü. Yazdığı her romanıyla “roman sanatını yeniden tanımlama”nın peşinde olan Hasan Ali Toptaş, bu kez sınırları zorluyor, alanı genişletiyor. “Yeryüzüne haykırmak istediğim sözler peşimdeydi artık, duvarlara çarptıkça yankılanıyor, yankılandıkça da bana eskisinden daha anlamlı görünüyorlardı.” Uykuların Doğusu, roman sanatının ufkuna doğru hareket ediyor; pervane gibi, döne döne, durmadan. “Tıpkı Binbir Gece Masalları gibi bitmeyen bir anlatıdır Uykuların Doğusu. Sonsuza kadar başa dönmeye mahkûmsunuzdur.” -Ethem Baran-

Hasan Ali Toptaş – Ölü Zaman Gezginleri
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Ölü Zaman Gezginleri Yazar: Hasan Ali Toptaş Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 140 Çürümüş evlilikler, elleri karanlıkta kalan çocuklar, eşyanın saltanatı, canlı olmanın aczi. Kıstırılmışlığın buruk resimleri. Peki, zaman hep geleceğe mi akar? Portakal yanaklı kadın da kim? Şeker diye, çaylara atılan bir çift balkon. Tanklar. Bir kızın ellerinden ellerini uzatır da kimi zaman, bize dokunur zaman. Ya Fuentes, Koca Gringo’yu sınırın öteki yanında yazdıysa? Ölü Zaman Gezginleri, öykü sanatının geldiği noktayı merak edenler için nefis bir şölen. “Yüzyılın son çeyreğindeki Türk edebiyatının birkaç kilometre taşından biri Hasan Ali Toptaş. O bir kurgu-dil sanatçısı; ödün vermez bir biçim ustası; yirminci yüzyıl edebiyatının vardığı çizginin en uç noktası.” -YILDIZ ECEVİT- “Tren yolculuğunu severim ben,” dedi ağzından saçılan dumanların arkasından. Gitmek fiilinin altını çift çizgiyle en güzel trenler çizebilirmiş ona göre. Otobüs koltuğunda Ramses gibi kıpırdamadan oturanlara, yolculuk ediyor denemezmiş doğrusu. Sonra, trenler her zaman bir sır taşıma olasılığı taşırlarmış.

Hasan Ali Toptaş – Sonsuzluğa Nokta
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Sonsuzluğa Nokta Yazar: Hasan Ali Toptaş Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 216 Otobüsün ön koltuğunda oturan “yorgun bir tavşan”ın dikiz aynasından gördüğü, rüya ve hayallerle kurulan bir dünya. Yahut öyle sanıyoruz. Elinde kahrolası valizi, yersiz yurtsuz ve işsiz bir genç. Yahut evli ve yatalak bir edebiyatsever. Hasan Ali Toptaş’ın belki de en hülyalı romanı Sonsuzluğa Nokta; Bedran’ın etiyle kemiğiyle yanımızda oturduğu, seviştiği, konuştuğu, korktuğu gerçeklik. “Hasan Ali Toptaş’ın dili, Türk şiirinin bugünkü düzeyinde en çekici ögeleri, biçemi taşıyor. Seviyorum Hasan Ali Toptaş’ı, saygı duyuyorum.” -Vedat Türkali, Radikal İki- “İnsanlar isterlerse her şeyi, ama hemen her şeyi bir tür silaha dönüştürebilirlerdi çünkü. En çok da sevgiyi elbette, alışılan yaşam biçimlerini, alışılacakları… Ava hazırlandıklarında, silaha dönüştürdükleri şeylerin geride kalan izlerinden belki durumlarına uygun birer gerekçe yaratacaklardı daha sonra bu yolcular; gerekçelerin gölgesinden de çeşitli yetkiler çıkaracaklardı kendilerine ve böylece, bütün silahlar dosdoğru bana yönelecekti.”

Hasan Ali Toptaş – Gölgesizler
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Gölgesizler Yazar: Hasan Ali Toptaş Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 240 Hasan Ali Toptaş’ın –belki de– en çok okunan ve yayımlandığı tüm dillerde büyük bir şaşkınlık ve beğeniyle karşılanan romanı. Gölgesizler, bir kayboluşlar anlatısı; aniden kaybolmaların, beklenmedik dönüşlerin, ölümlü büyülerin, devlet nezdine düşen gölgelerimizin aynası. Tekrarların tekrarını okumamızı sağlayan karakalem bir güvercin; bir garip cinayet ve doğum hikâyesi. Ve kokusu burnumuzda tüten, cevabından korktuğumuz bir soru cümlesi: “Kaar nedeen yağaar, kaaarrr?” “Sadece Hasan Ali Toptaş okumak için bile Türkçe öğrenmeye değer.” -Stefan Weidner, Frankfurter Allgemeine Zeitung- “Aynı yolda yürümekten başka çaresi olmayan tuhaf birer yaratıktı insanlar; tekrarın tekrarlananın örtüsü olduğunu anlayamadan, aynı el sallayışların, aynı gülüşlerin, aynı yürüyüşlerin ya da aynı oturuşların içinden geçe geçe damaklarına bulaşan uzak bir serüven tadıyla dönüp dolaşıp aynı noktada yaşıyorlardı.”

Hasan Ali Toptaş – Bin Hüzünlü Haz
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Bin Hüzünlü Haz Yazar: Hasan Ali Toptaş Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 152 “Beni en çok suçtan arınmışlığım tedirgin ediyor,” giriş cümlesi hafızalara kazınan Bin Hüzünlü Haz, Hasan Ali Toptaş’ın çağdaş dünya edebiyatının en çetin kalemlerinden biri olduğunu gösteriyor. Çetin ve lezzetli kalemiyle, hikâye sanatının dünya tarihini yazıyor adeta. Şehrazat’tan Don Kişot’a, bir garip Alaaddin’in peşine düşülen bu yolculukta, duyulmayan, kaybolan kelimeler de bitmeyen zamanların sesi gibi metne dâhil oluyor. “. . . henüz Alaaddin’in yokluğunu kaybetmeyi göze alamıyorum. Elimde, o yokluktan başka hiçbir şey yok çünkü…” Bin Hüzünlü Haz; Toptaş’ın hikâye sanatıyla, Alaaddin’le yüzleşmesinin romanı… “… bir büyük bilinçtir Bin Hüzünlü Haz, çağcıl bir İlahi Komedya’dır. Sıradışı bir yazarla karşı karşıyadır Türk edebiyatı. Hasan Ali Toptaş, geleceğin Türk edebiyatına damgasını vuracak birkaç yazardan biridir.” Yıldız Ecevit