Amélie Nothomb – Dişi Şeytan
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Dişi Şeytan Yazar: Amélie Nothomb Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 100 “On altı yaşındaydım. Hiçbir şeyim yoktu, ne maddi servetim vardı, ne ruhsal rahatlığım. Dostum yoktu, sevgilim yoktu, hiçbir şey yaşamamıştım. Bir fikrim yoktu, bir ruhum olduğundan bile emin değildim. Bedenim, sahip olduğum tek şeydi.” “Dişi Şeytan’da, bir nebze sadizmle, biraz mazoşizmle, bir damla ahlaksızlıkla, azıcık mizahla ve bir miktar da acımasızlıkla yoğrulmuş Nothomb dünyasını buluyoruz.” L’Express “Amelie Nothomb’un tüm dünyada bu kadar çok okuyucu bulmasının nedeni herhalde bu ölçülü yazı tekniği, net, yetkin anlatımı ve diplomat babasından aldığı aristokrat kültürü.” Boston Review

Canan Tan – Hasret
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Hasret Yazar: Canan Tan Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 352 Hasret en büyük esarettir Gittin… Bir yemin kaldı aramızda Yarısı senin Yarısı benim… Hasret, izleri Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet öncesi döneme uzanan, gerçek yaşamdan alınmış kırık bir aşkın ve ömür boyu süren hasretin öyküsü. Müslüman bir bey oğluyla bir Rum kızının tüm engellere rağmen filizlenen sevdası, önüne çıkan ne varsa yakıp yıkacak güçte bir kora dönüşür. Ancak ayrılık kaçınılmazdır. Lozan Antlaşması’nın öncesinde imzalanan Mübadele Sözleşmesi, bir buçuk milyona yakın insanı yerlerinden yurtlarından ederken, geride parçalanmış hayatlar, boynu bükük aşklar ve nesiller boyu sürecek hasret hikâyeleri bırakacaktır. Tıpkı Tacettin’le Patricia’nın hikâyesi gibi…

Canan Tan – En Son Yürekler Ölür
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: En Son Yürekler Ölür Yazar: Canan Tan Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 408 Canan Tan bu kez, aşk’ın yanı sıra, ağırlıklı olarak organ nakli konusuna dokunduruyor kalemini. Yaşamla ölümün kıyasıya savaştığı yol ayrımında geçen çarpıcı bir öykü. Yanı başınızda yaşanıyormuşçasına gerçek… “Sen, gözlerinden ateşler saçarak, zehirli oklarını bana yöneltirken, ben sana âşık oldum Nehir…” “Sen, tüm şatafatlı tanımlardan sıyrılıp en doğal halinle, yaramazlık yapan çocuklar gibi boynunu bükmüş, bağışlanmayı beklerken, ben sana âşık oldum Deniz…” Yüreklere düşen ilk kıvılcımlar… Sonsuza dek süreceğine inanılan aşk ve mutluluk… Ve o uğursuz kaza! Kadının belleğinde kalan son sözcükler. “Sıkı tutun Nehir!”

Benjamin Parzybok – Koltuk
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Koltuk Yazar: Benjamin Parzybok Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 288 “Onlarca insan hayatına sihirli bir dokunuşun peşinde, ama sadece Benjamin Parzybok bu sihiri koltukta aramayı akıl etmiş. KOLTUK bir kaybedenler destanı.”  Los Angeles Times “Biraz Murakami, biraz Tom Tobbins ve biraz Don Kişot…”  Scott, Me and My Big Mouth Bu, günümüzün acımasız gerçeklerinin bir araya getirdiği üç kaybedenin, üç “seçilmemiş”in, birer kahramana dönüştüğü kült bir öykü. Büyülü olana inanışa, gözle görülenin ötesine, Tolkien’in efsanevi dünyasına Tom Robbinsvari bir yolculuk. Kahramanlarımız üç ev arkadaşı. Bir yazılım devini hackleyip küçük de olsa bir şöhret kazanmış -ve işsiz kalmış asosyal yazılımcı Thom, hiçbir zaman yeterince akıllı ve hızlı olamamış küçük sahtekarlıkların adamı Erik ve rüyaları sıklıkla gerçek çıkıyor olmasa kesin deli tanısı konulacak, kafası darmaduman bir amatör kahin Tree. Onları kahramana dönüştüren, okyanus aştıkları yolculukları boyunca adını koyamadıkları bir arayışa sürükleyen ise, paylaştıkları evde üzerinde pinekleyip durdukları kocaman, turuncu renkli bir koltuk. Bu, bir bakıma, onların olduğu kadar, koltuğun da yolculuğu. Koltuğun gitmek istediği bir yer var ve bu yolculuğu tamamlamadan kahramanlarımızı bırakmaya niyeti yok. Üstelik bir koltuk böylesine büyülü olduğu zaman, isteyeni de çok oluyor -buna silahlı adamlar da dahil. Hayata katılmayanların, hayatın anlamını keşfettiği bu yolculukta Piri Reis’le karşılaşmaları…

Aslı Tohumcu – Taş Uykusu
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Taş Uykusu Yazar: Aslı Tohumcu Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 104 Boğaz Köprüsü’nden kendini atmaya niyetli bir adam… Öğrencilerini taciz etmekle suçlanan bir öğretmen… Tecavüze uğramış bir kadın… Sabahın erken saatlerinde bir belediye otobüsü günün ilk seferine çıkıyor. Direksiyonda yorgun bir şoför… İlk durakta binen yolcuyu diğerleri izliyor ve tabii, duraklar da durakları… Binenleri ve inenleriyle elli bir yolcu… Otobüsün hangi şehirde ya da hangi hatta ilerlediği; hangi yılda veya hangi yıla gittiği belli değil. Ancak yolcularının yükü belli. Boğaz Köprüsü’nden kendini atmaya niyetli bir adam. Öğrencilerini taciz etmekle suçlanan bir öğretmen. Tecavüze uğramış bir kadın… Her biri kendi kıyametini, kendi suçluluğunu ve masumiyetini, hüznünü ve şiddetini beraberinde bindiriyor otobüse. Bu otobüsün yolcularına “şöyle bir bakıp” geçemeyeceksiniz. Bundan sonra bindiğiniz otobüslerde insanlara daha farklı bakmadan edemeyeceksiniz. Ne de olsa hepimiz aynı yolun yolcusuyuz! Görmekten kaçındığımız, kazara göze çarpınca yüzümüzü buruşturduğumuz, üzeri gazeteyle örtülen, mutluluk haplarıyla unutturulmak istenen sokaktaki gerçeği bir belediye otobüsünün içine sığdırmış Tohumcu. -Irmak Zileli-

M. Barış Muslu – Beynine Format At
Kişisel Gelişim / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Beynine Format At: Sağlık, Mutluluk, Başarı ve Tüm Hedeflerine Ulaşmak İçin Beynine Format At! Yazar: M. Barış Muslu Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 252 Sağlık, mutluluk, başarı ve tüm hedeflerine ulaşmak için beynine format at! Evet, size gül bahçesi vaat ediyorum! Bütün korkularınızdan arınacak, fobilerinizden, sigara bağımlılığından, kilolarınızdan kurtulacak; kronik ağrılarınıza, hayatınızı zorlaştıran yanlış inançlarınıza son vereceksiniz. Hem de gayet bilimsel, etkin ve sistematik bir yöntemle. Çoğu durumda dakikalar içinde! Tek şartım var! Siz de iyi bir öğrenci olacak, kendi üzerinizde çalışmak için zaman ayıracaksınız. “Pozitif düşün, hayallerin gerçek olsun” diyen, etkisi “ara gazı” vermekten öteye gitmeyen kişisel gelişim kitaplarından siz de sıkılmadınız mı zaten? Öyleyse tam yerine geldiniz demektir!Biz şimdi birlikte bambaşka bir şey yapacağız.Gerçek bir temizlik operasyonuyla “ilkel” programlarından bir türlü vazgeçmek istemeyen beynimize format atacağız! NeuroFormat yöntemiyle hayatımızı baştan aşağı değiştireceğiz. Ne duruyoruz? Hadi, başlayalım artık…

Özlem Kumrular – İslam Korkusu
Tarih / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: İslam Korkusu: Kökenleri ve Türklerin Rolü Yazar: Özlem Kumrular Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 528 Özlem Kumrular, dönemin Hıristiyan hacıları, elçileri, diplomatları, yazarları, şairleri, esirleri ve hükümdarlarının ağzından İslam korkusunun gerçekçi bir portresini çiziyor. Engizisyon gizli Müslümanları deşifre etmek için hangi yöntemleri kullanıyordu? Müslümanlar, Hıristiyanları din değiştirmeye özendirmek için onlara neler teklif ediyorlardı? Müslüman korsanların eline düşen Hıristiyanların sonu ne oluyordu? İslam topraklarında dolaşan Hıristiyanlar ne gibi kötü sürprizlerle karşılaşıyorlardı? Hıristiyanların Mekke’de olduğunu ve boşlukta asılı olduğunu sandıkları Hz. Muhammed’in tabutu üzerine ne gibi efsaneler türetilmişti? Bir Hıristiyan Müslüman olduğu zaman ona nasıl bir tören yapılıyordu? Avrupa Müslümanlardan neden korkuyor? Bu korku neden ve nasıl başladı? Korkunun zaman içinde bugünkü noktaya gelmesinin arka planındaki etkenler neler? Tarih boyunca ilmek ilmek örülen bir propaganda zinciri içinde çığ gibi büyüyerek bugün dünyayı saran bu korku Ortaçağ’da ve Yeniçağ’da nasıl şekillendi? İslam Korkusu tüm bu sorulara başta İspanyolca, İtalyanca ve İngilizce olmak üzere Almanca, Katalanca, Fransızca, Portekizce ve Yunanca kaynaklarla cevap veriyor. Türk Korkusu’nun yazarı Özlem Kumrular, dönemin Hıristiyan hacıları, elçileri, diplomatları, yazarları, şairleri, esirleri ve hükümdarlarının ağzından İslam korkusunun gerçekçi bir portresini çiziyor.

Y. Hakan Erdem – Tarih – Lenk
Tarih / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Tarih – Lenk: Kusursuz Yazarlar, Kağıttan Metinler Yazar: Y. Hakan Erdem Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 1222 “Artık, tarih namına bildiklerinizin doğruluğundan kuşkulanmanın zamanı geldi… II. Abdülhamid’in, Osmanlı’da telgrafın ne zaman kullanılmaya başladığını veya 93 Harbi’nde kendi ülkesinin kimlerle savaştığını dahi bilmediğini biliyor muydunuz? Gazi Osman Paşa’nın Plevne önlerinde Ruslarca şehit edildiğini duymuş muydunuz? Peki ya İttihatçıların en ünlü sivil önderi Talât Paşa’nın aslında albay olduğunu? Siz, Allah bilir Sırpsındığı Savaşı’nın bir Osmanlı zaferi olduğunu sanıyorsunuzdur hâlâ…Yoksa II. Varna Savaşı’ndan da mı haberiniz yok? Tarih ve tarihî coğrafya bilgisi tam da, diller konusundaki bilgisi mi eksiktir Tarih-Lenk’in? Ne münasebet! Babillilerin Farsça konuştuğunu; “basma” ve “yazma” sözcüklerinin İbraniceden geldiğini bile biliyor. Öldükten sonra namaz kılan paşa kimdir? 3,5 tonluk bir çantayı hangi insan taşır? Tarih-Lenk biliyor! Bunları ve daha neleri…Üstelik bu bilgilerin birçoğunun üretildiği ortamı “akademik etik” terazisinde tartıyor da öyle biliyor…Elinizdeki kitaba da adını veren Tarih-Lenk zalimdir. Bir o kadar da tuhaftır. Yine de onun bildiklerini kimseler bilmez… Sabancı Üniversitesi akdemisyeni Y. Hakan Erdem’in araştırması…”

Yılmaz Özdil – Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda
Siyasi / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda Yazar: Yılmaz Özdil Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 352 Son 10 yılda yaşadığımız her şey “Beş gazetenin arşivinden 460 bin sayfa taradım. Sırf arşiv taraması 1.5 senemi aldı. İsim Şehir Hayvan ve İsim Şehir Bitki gibi köşe yazılarımdan derleme değil… Sıfırdan yazıldı. 3 Kasım 2002’de başlıyor. Bugüne kadar geliyor. Çıraklık, kalfalık, ustalık diye üç bölümden oluşuyor.” Yılmaz Özdil, Hürriyet, 30 Temmuz 2013 Bir tablo hayal edin. Sanat eseri. Miras. Size ait. Tuvali, Türkiye coğrafyası. Boyası, şehit kanı, alın teri. Her sabah uyanıyorsunuz. Gururla seyrediyorsunuz. Ama, birileri her sabah sizden önce uyanıp o tablonun başına geçiyor ve orasına burasına minik minik fırça darbeleri atıyor. Her sabah bir minik fırça darbesi. Usta işi. Küçük küçük değişiyor tablo. Aniden değil. Milim milim. Alıştıra alıştıra. Yedire yedire. Aradan yıllar geçiyor. Tablo, o tablo olmaktan çıkmış! Komple değişmiş. Dedim ya, kanıksamışsınız. Bakıyorsunuz bakıyorsunuz… Tablo, hâlâ aynı tablo zannediyorsunuz. Peki ne yapılabilir? Fark, nasıl fark edilebilir? Orijinal’in aslında ne kadar değiştiği… Ne hale getirildiği… İlk bakışta nasıl anlaşılabilir? Tek çare var. Kıyas. Tablonun ilk haliyle… Son halini yan yana koymalı.

Mustafa Akyol – Özgürlüğün İslami Yolu
Dini / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Özgürlüğün İslami Yolu Yazar: Mustafa Akyol Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 284 Mustafa Akyol, İslam düşüncesindeki “bireyci” ve “hürriyetçi” damarı gözler önüne seriyor ve özgürlükçü bir İslam’ın mümkün olabileceğini gösteriyor. “İstanbul’daki en parlak zihinlerden biri.” -Fareed Zakaria, CNN- “Çok cesur ve zarif bir Müslümanca özgürlük müdafaası.” -Financial Times- “Türkiye’de ve İslami Ortadoğu’da liberal demokrasi imkânları üzerine çok orijinal bir yorum.” -Wall Street Journal- Mustafa Akyol, 2011’de İngilizce yayımlanan ve Türkçe baskısı için gözden geçirdiği kitabında Müslüman dünyadaki “özgürlük açığı”nı ele alıyor. Ve şu kritik soruyu soruyor: Müslüman dünyadaki otoriter rejim ve akımlar, İslam’dan değil de, acaba dünyanın bu kısmında kökleşmiş siyasi kültürler ve sosyal yapılardan kaynaklanıyor olabilir mi? Başka bir ifadeyle, acaba otoriter Müslümanlar, hasbelkader Müslüman olmuş otoriter insanlar mı?Tüm dünyayı ilgilendiren bu temel sorunun ardından, İslam düşüncesindeki “bireyci” ve “hürriyetçi” damarı gözler önüne seren Akyol, okurlara özgürlükçü bir İslam’ın pekâlâ mümkün olabileceğini de gösteriyor.

Saygı Öztürk – Kırmızı Klasör
Siyasi / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Kırmızı Klasör: Kozmik Odadan İmralı'ya Yazar: Saygı Öztürk Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 272 Araştırmacı gazeteciliğin önde gelen isimlerinden Saygı Öztürk , Türkiye’yi derinden sarsan önemli olayları ele alıyor. Yakın tarihimize damga vurmuş olaylardan kozmik odanın aranmasını ve buradaki çok gizli belgelere el konulmasını araştıran Saygı Öztürk, Bülent Arınç’a suikast iddiasıyla askerlerin nasıl gözaltına alındığını, hangi gerekçelerle Genelkurmay’ın kozmik odasına girildiğini ve nihayetinde ispatlanamayan iddialardan nasıl vazgeçildiğini anlatıyor. Saygı Öztürk, uçak kaçıran terör örgütü mensubunun nasıl ikna edildiğinden Abdullah Öcalan’ın yargılanmasına, terörü destekleyen ülkelerden itirafçılara kadar Türkiye’nin terörle sınavının pek çok yönünü de masaya yatırıyor. Usta gazeteci her zamanki gibi, araştırıyor, soruyor ve cevap arıyor: -Bülent Arınç’a suikast iddiası nasıl ortaya atıldı? – Kozmik odanın sırları neydi? -Hangi belgeleri, kim savcıya teslim etti? -Abdullah Öcalan’a suikast hazırlığı nasıl yapıldı? -Hava korsanıyla hangi pazarlık yapıldı? -İtirafçılar, cezaevinde neler anlattı? -Terörle mücadele edenler, müzakere edenlerin nasıl hedefi oldu? -İstihbarat Dairesi Başkanı neler anlattı? -PKK istediklerini aşama aşama nasıl yaptırıyor?

Taha Akyol – Mezhep ve Devlet
Tarih / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Mezhep ve Devlet: Osmanlı'da ve İran'da Mezhep ve Devlet Yazar: Taha Akyol Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 261 Taha Akyol salt gazeteci yazar olarak değil, tarihsel ve sosyolojik perspektiflerden bakarak derinlikli tahliller ve ciddi yorumlar yapmaktadır… Türkiye’de akademik tarihçiliğin ne yazık ki boş bıraktığı önemli bir alanda, İran’da Şiiliğin, Osmanlı’da Sünniliğin nasıl bir tarihsel süreçte ve hangi şartların sevkiyle devlet ideolojisi olarak işlendiğini, bunun kurumsal ve siyasi tezahürlerini dikkatle ve isabetle ortaya koymaktadır. Prof. Dr. Ahmet Yaşar OCAK İran ile Türkiye hiç benzemiyor. Ne geçmişte benziyordu ne de bugün… Bu gerçeği kavramakta zorluk çekenlerin Taha Akyol’un bu kitabını dikkatle okumalarının tam zamanıdır… Ahmet Taner KIŞLALI, Cumhuriyet Taha Akyol’un Osmanlı’da ve İran’da Mezhep ve Devlet adlı ufuk açıcı kitabı… Altına imzamı atacağım görüşlerdir. Beşir AYVAZOĞLU, Zaman Taha Akyol’un Osmanlı’da ve İran’da Mezhep ve Devlet kitabı, her bölümüyle ayrı bir master çalışması, hatta tez… Güneri CIVAOĞLU, Milliyet Taha Akyol tarihin derinliklerine inerek, iki ülke arasındaki farkların niye Türkiye’de laik cumhuriyete, İran’da teokratik cumhuriyete yol açtığını anlatıyor… Hasan CEMAL, Milliyet Elimde harika bir kitap var: Taha Akyol’un Osmanlı’da ve İran’da Mezhep ve Devlet adlı çalışması… Kendisi Türkiye’nin yetiştirdiği ender ciddi ve bilimsel yazılar yazan bir düşünür. Serdar TURGUT, Hürriyet

Taha Akyol – Rumeli’ye Elveda
Tarih / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Rumeli'ye Elveda: 100. Yılında Balkan Bozgunu Yazar: Taha Akyol Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 328 Taha Akyol, Osmanlı İmparatorluğu’nun 500 yıl idare ettiği Rumeli’de birkaç hafta içinde çöküşünün askeri, toplumsal ve siyasal sebeplerine ışık tutarak, önemli bir çalışmaya imza atıyor. Taha Akyol, Osmanlı İmparatorluğu’nun sonunu getiren Balkan Savaşları’nı ve o topraklarda yaşananları anlattığı Rumeli’ye Elveda: 100. Yılında Balkan Bozgunu belgeselini kitaplaştırdı. Akyol’un belgeselle aynı adı taşıyan kitabı Şükrü Hanioğlu, Zafer Toprak ve Richard Hall gibi değerli tarihçilerle yaptığı mülakatlarla daha da zenginleşti. 19. yüzyıldaki milliyetçilik savaşlarını Birinci Dünya Savaşı’na bağlayan Balkan Harbi, Türkiye için dramatik sonuçlar doğurdu. Uzun asırlar imparatorluğun sadık tebaası olarak yaşayan Rum, Bulgar, Sırp ve Arnavut unsurların modernleşme sürecinde uluslaşmaları, Osmanlı’nın sonu oldu. Balkanlar’daki Türkler katliam ve tehcire uğradı.

Duygu Asena – Kadının Adı Yok
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Kadının Adı Yok Yazar: Duygu Asena Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 184 Duygu Asena bu kitabında, temiz, telaşsız, kıvrak anlatımıyla bir kadının yaşadıklarını, daha doğrusu cinsiyetii kadın olarak belirlenmiş, herkesin üç aşağı beş yukarı tanık olabileceği ortak bir macerayı, bir kadının ağzından anlatıyor. Bu kadın, küçücük bir kızın henüz yaşanmamış doğal meraklarından, aşklar, acılar, sahtekârlıklar, hıslarla dolu bir hayatın bazen hafif, bazen ağır kıpırtılarına kadar, kendi ayakları üzerinde durabilmek için mücadele ediyor. Bu kadın, pürüzsüz bir tenden kırışıklıklara uzanan zaman içinde kendisi için var olabilmeyi hedefliyor. Beceriyor da…Ne pahasına olursa olsun!

Julia Navarro – Kutsal Kefen
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Kutsal Kefen Yazar: Julia Navarro Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 362 Tarihsel gerçeklere dayalı, hayal gücüyle beslenmiş, gerilim yüklü, eşsiz bir roman! Urfa’yı bu Anadolu şehrini İtalya-İspanya-Portekiz-Amerika hattına bağlayan iki bin yıllık sır ne? İsa’nın Kefeni’nin saklandığı Torino Katedrali çerçevesinde dolaşan dilleri kesilmiş adamlar hangi sırrı susuyor? Ekonomik sıkıntı içindeki imparator Konstantinapolis’te Tapınak şövalyeleriyle neyin pazarlığını yapıyor? Dünyanın tepesindeki yedi adamın, kaygılı yüzlerle ve fısıldaşarak konuştukları ne?