Emile Ajar – Onca Yoksulluk Varken
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Onca Yoksulluk Varken Yazar: Romain Gary (Emile Ajar) Yayıncı: Agora Kitaplığı Sayfa Sayısı: 197 1975’te Fransa’nın en prestijli edebiyat ödüllerinden Goncourt Ödülü’ne layık görülen “Onca Yoksulluk Varken”, bir hayat kadınının oğlu olan Arap bir çocuğun, fahişe çocuklarına bakan Yahudi Madam Rosa’yla birlikte geçen hayatını anlatır. Ve aynı ödülü 1956’da “Cennetin Kökleri” kitabıyla kazanmış olan Romain Gary’nin, daha sonra açıkladığı üzere, “Yalnızca kendim olmaktan bıkmıştım,” gerekçesiyle ‘Emile Ajar’ müstear adıyla yayınlamış olduğu bir romandır.

Susan Sontag – Fotoğraf Üzerine
Sanat / 9 Ekim 2018

Kitap Adı: Fotoğraf Üzerine Yazar: Susan Sontag Yayıncı: Agora Kitaplığı Sayfa Sayısı: 226 ‘Herhangi bir insanın vahşetin en amansız boyutlarını gösteren fotoğraflarla ilk defa karşılaşması, bir tür ifşadır, prototipik açıdan da modern ifşadır. Benim kendi payıma bu ifşayı yaşadığım an, Temmuz 1945’te Santa Monica’daki bir kitapçıda tesadüfen gördüğüm Bergen-Belsen ve Dachau fotoğraflarıydı. O güne değin -fotoğraflarda ya da gerçek hayatta- görmüş olduğum hiçbir şey, içimi bu denli keskince, derinden ve anında deşmemişti. Gerçekten de, tam olarak ne hakkında olduklarını kavramam yılları alsa bile, hayatımı o fotoğrafları gördüğümden önceki dönemim (o zaman henüz on iki yaşındaydım) ile sonraki dönemim olarak ikiye ayırdığımı söylersem abartıya kaçmış olmam. Onları görmem neye yaramıştı? Kaldı ki, fotoğraftan başka bir şey değildi onlar -o güne değin hemen hiç haberim olmamış ve etkilemek için de hiçbir şey yapamayacağım bir olayın, hemen hiç tasavvur edemeyeceğim ve dindirmek için de elimden en ufak bir şey gelmeyecek olan bir ıstırabın fotoğrafları. Fakat o fotoğraflara baktığımda içimde bir şey kırılmıştı. Bir sınıra dayanmıştım ve bu salt dehşetin sınırı değildi; tesellisi mümkün olmayan bir kedere düşmüş, yaralanmıştım, ama duygularımın bir kısmının katılaşmaya başladığını da hissetmiyor değildim; içimde bir şey ölürken, bir şey de hâlâ feryat edip duruyordu.’

Susan Sontag – Başkalarının Acısına Bakmak
Sosyoloji / 9 Ekim 2018

Kitap Adı: Başkalarının Acısına Bakmak Yazar: Susan Sontag Yayıncı: Agora Kitaplığı Sayfa Sayısı: 151 “Savaş, iç deşer; savaş, bağırsakları boşaltır. Savaş, teni yakıp kavurur. Savaş, organları bedenden koparır. Savaş, yıkıp yok eder. Ve savaş, insan türünün doğasından gelir.” Böyle diyor Susan Sontag, ‘tefekkür nesneleri olarak’ savaş ve dehşet fotoğraflarından hareketle kaleme aldığı bu sarsıcı kitabında. Daha sonra da, Goya’nın “Savaşın Felaketleri” serisinden Amerikan İç Savaşı, Birinci Dünya Savaşı ve Nazi ölüm kamplarının fotoğrafik belgelerine ve daha yakın tarihimizde Bosna, Sierra Leone, Ruanda, İsrail, Filistin ve 11 Eylül 2001 New York City trajedilerine, zaman içinde bir gezintiye çıkıp, asıl olarak şu soruyu yöneltiyor bizlere: “Savaşın ve dehşetin yüzünü sergileyen fotoğraflara bakmaya ne kadar dayanabilirsiniz?” Başkalarının Acısına Bakmak, kesintisiz görüntü bombardımanının tüm hayatımız kuşattığı bir çağda, Susan Sontag’ın savaş fotoğrafçılığının misyonu ve başkalarının acılarıyla ıstıraplarına duyarlı olmak üzere bir insanlık dersi verdiği son başyapıtı.

Vladimir İlyiç Lenin – Devlet ve Devrim
Siyasi / 26 Temmuz 2018

Kitap Adı: Devlet ve Devrim Yazar: Vladimir İlyiç Lenin Yayıncı: Agora Kitaplığı Sayfa Sayısı: 138 “Proleter devriminin devlet karşısında alacağı tutum, her zaman için pratik bir öneme sahiptir. ‘Devlet’ konusunda oportünist önyargılara karşı mücadele etmeden, emekçi kitleleri genel olarak burjuvazinin, özel olarak da emperyalist burjuvazinin nüfuzundan kurtarma mücadelesi vermek imkânsızdır. Onun için ben, bu kitapta öncelikle Marx ve Engels’in devlet teorisini inceleyecek ve bu teorinin oportünistlerce görmezlikten gelinen ya da çarpıtılan yönlerini bilhassa ayrıntılı olarak ele alacağım.” “Devlet, sınıf karşıtlıklarının uzlaşmazlığının bir ürünü ve tezahürüdür. Sınıflar arasındaki karşıtlıklar nesnel olarak uzlaştırılamadığı ölçüde, her yerde ve her zaman devlet ortaya çıkar. Tersinden söylersek, devletin varlığı, sınıf karşıtlıklarının uzlaşmaz olduğunun bir kanıtıdır.”

Vladimir İlyiç Lenin – Emperyalist Ekonomizm
Felsefe / 26 Temmuz 2018

Kitap Adı: Emperyalist Ekonomizm – Marksizmin Bir Karikatürü Yazar: Vladimir İlyiç Lenin Yayıncı: Agora Kitaplığı Sayfa Sayısı: 112 Ferit Burak Aydar’ın hazırlayıp çevirdiği Lenin külliyatının 21. kitabı, “Emperyalist Ekonomizm – Marksizmin Bir Karikatürü”. Lenin, “Emperyalizm” kitabıyla birlikte okunmasında büyük fayda olan bu kitabında, emperyalizm teorisiyle demokrasi ve ulusal sorunu sağlam bir temele oturtuyor…

Emile Ajar – Yalan-Roman
Roman / 10 Ocak 2018

Kitap Adı: Yalan-Roman Yazar: Emile Ajar (Romain Gary) Yayıncı: Agora Kitaplığı Sayfa Sayısı: 192 Ünlü Fransız yazar Romain Gary, Fransa’daki edebiyat ortamının lakaytlığına dikkat çekmek için “Onca Yoksulluk Varken” romanını Emile Ajar takma adıyla yazmış ve bu adla ödül kazanmıştı. “Yalan-Roman” da Romain Gary’nin yine Emile Ajar takma adıyla yazdığı dünyaca ünlü romanlarındandır.

August Bebel – Kadın ve Sosyalizm
Felsefe / 9 Ocak 2018

Kitap Adı: Kadın ve Sosyalizm Yazar: August Bebel Yayıncı: Agora Kitaplığı Sayfa Sayısı: 560 August Bebel’in kadınların özgürleşme serüveninde klasikleşmiş eseri olan “Kadın ve Sosyalizm”, kadının erkeğe ekonomik bağımlılığı sebebiyle kölelerin tarih sahnesine çıkmasından bile önce köleleştirildiğini, erkeklerin onları bağımlı konumda tutmak için kadınların önündeki her türlü imkanı kapalı tuttuklarını ve kadının kurtuluşunun ezilen sınıfların kurtuluşundan ayrı düşünülemeyeceğini ortaya koymaktadır.

Martin Duberman – Haymarket
Roman / 6 Ocak 2018

Kitap Adı: Haymarket: 1 Mayıs'ın Romanı Yazar: Martin Duberman Yayıncı: Agora Kitaplığı Sayfa Sayısı: 416 1870’lerin grev dalgalarıyla sarsılan Amerika Birleşik Devletleri; emekçi hareketinin 8 saatlik işgünü hakkını elde etmek için verdiği kararlı mücadele; büyük gösterilere şahit olan Chicago; 1 Mayıs 1886’da bütün ABD çapında 350 bini aşkın kişinin katıldığı büyük grev; 4 Mayıs’ta Haymarket Meydanı’nda toplanan işçiler dağılmak üzereyken, kalabalığın ortasına ve onların üstüne yürüyen polislere atılan bir bomba; hemen ardından başlayan cadı avında sekiz önderin tutuklanması; Albert Parsons, August Spies, Adolph Fischer ve Georg Engel’in asılarak idam edilmeleri, Louis Lingg’in ağzında dinamit patlatarak intihar edişi… Amerikalı yazar Martin Duberman, ‘Chicago Anarşistleri’nin en ateşli militanlarından Albert Parsons ile mücadele etme kararlılığında ondan hiç geri kalmayan Lucy Gonzalez’in aşkı etrafında, bütün dünya emekçilerinin birlik ve mücadele günü olan 1 Mayıs’ın doğuşunu hazırlayan yılların, ABD tarihinin en sert sınıf çatışmasını yansıtan eylemlerin, en çıplak haliyle mülk sahiplerinin çıkarlarına hizmet eden taraflı bir yargıç ve uydurma bir jüriyle, işçi önderlerinin asılması kararıyla sonuçlanan Haymarket Davası’nın hikayesini anlatıyor…

Susan Sontag – Metafor Olarak Hastalık
Eğitim / 28 Aralık 2017

Kitap Adı: Metafor Olarak Hastalık: Aids ve Metaforları Yazar: Susan Sontag Yayıncı: Agora Kitaplığı Sayfa Sayısı: 208 Orta Çağlar’dan beri, frengi ve veba; on dokuzuncu yüzyılda, tüberküloz; yirminci yüzyılda, kanser; milenyuma yaklaşılırken, AIDS. Anlaşılan toplumların, tarihin her döneminde, ‘kötülük’le özdeşleştirmek istedikleri ve suçu onun ‘kurbanlar’ına yıkacakları bir hastalığa ihtiyaçları mutlaka oluyor. Beni Metafor Olarak Hastalık adlı kitabımı yazmaya götüren etken de, kanserli hastaların nasıl damgalandığını keşfetmem oldu. Hastalık, hayatın gece karanlığıdır, fakat bir metafor değildir, doğal bir fenomendir; o yüzden, hastalığa bakmanın en doğru yolu, onu metaforik düşünme biçiminden arıtarak ele almaktır. Ölümlü olmanın kendisi yeterince dehşet uyandırıcı olmadığı halde, metaforlar ve mitler, bize sancılı ve katlanılmaz ölüm hikâyeleri anlatırlar. Fakat metaforlar sırf biz onları sevmiyoruz diye de tesirsiz hale gelmezler; metaforların bilhassa teşhir edilip varlığının silinmesi gerekir. Benim, yeryüzünden silinmesini en çok istediğim metaforlar ise askeri metaforlardır.

A. Kadir Konuksever – Caddeye Uzak Öyküler
Hikaye / 21 Aralık 2017

Kitap Adı: Caddeye Uzak Öyküler Yazar: A. Kadir Konuksever Yayıncı: Agora Kitaplığı Sayfa Sayısı: 142 Batman’lı Mehmet Mehdi gülün izini sürmüştü yıllarca. Piya ise bulmuştu o gülü. Fakat savaşa kurban gitti ikisi de. Cephede başlayıp cephede bitmiyordu ki çatışmalar. Hayatların yanı sıra aşklar da soluyordu bu yüzden. Ömürler hiçe sayılırken, ölümler kutsanıyordu. Kiminin gülü kururken, kiminin kan bulaşıyordu perçemine. Gülmek ile ağlamak arasında bocalanacak bir yerdi orası aslında. Kendine özgü insanları ve hayatlarıyla bambaşka bir diyar. Silah sesleri sokaklarda, evlerin yanı başlarında yankılanırken, unutuluşa terk edilmişti insanlar ve onların küçük öyküleri. Coğrafyaları yazgıları olmuş, yazgıları bıçak sırtında bilenmişti. Bu kitap oradan geldi işte. Çatışmaların büyük gürültüsünde seslerini duyuramayan, daha doğrusu, böyle bir çabaya bile girişmeyen insanların öyküleri…

Simone Berteaut – Kaldırım Serçesi Edith Piaf
Müzik / 17 Aralık 2017

Kitap Adı: Kaldırım Serçesi Edith Piaf Yazar: Simone Berteaut Yayıncı: Agora Kitaplığı Sayfa Sayısı: 496 Ablam Edith… Babamız birdi, kötü adam da değildi ama sık sık ve esaslı dayak atardı. Sonra büyüdük, sokaklara çıktık, ara sokaklarda, kaldırımlarda hem sürttük hem şarkı söyledik, Edith daha Edith Piaf değildi, hayatı ve erkekleri bir arada tanıdık, o daha yirmisine gelmeden, Aşk ılındı mı ya ısıtmak gerekir ya da vazgeçmek anlayışını kaptı, ama mesleğinde o kadar havai olmadı, öğrenip ilerlemek için ne gerekiyorsa yaptı, zaten o yüzden, hırsıyla, tutkusuyla Kaldırım Serçesi oldu, ne adamlar geldi geçti hayatından, gece bacağını bir erkeğin beline sarmadan yatmayı hiç beceremedi, neonlardan da hiç inmedi, en çok askerleri sevdi, Savaş sırasında hele, Yves Montanda da kök söktürdü, kafasına basmayınca erkeklere kapıyı göstermekte iki dakka tereddüt etmedi, şarkı söylerkense hep tırmandı, para saymayı bilmedi, Charles Aznavouru keşfetti, anneliği erken tatmıştı, hayata hiç doymadı, öldüğü gece parmakları bir serçe pencesi gibi benimkilerin üzerine kapanmıştı, ertesi sabah alt kattaki çocuk söyledi, inanmak istemiyordum ama, ölmüştü…

William L. Cleveland – Modern Ortadoğu Tarihi
Tarih / 22 Mayıs 2017

Kitap Adı: Modern Ortadoğu Tarihi Yazar: William L. Cleveland Yayıncı: Agora Kitaplığı Sayfa Sayısı: 656 Alanının başlıca referans çalışmalarından biri olan “Modern Ortadoğu Tarihi”, yazarının öncelikle öğrencileri ve bu konuda daha Önce ayrıntılı bilgi sahibi olmayan genel okurları gözeterek hatırladığı yetkin bir tarih çalışmasıdır. Cleveland bu doğrultuda, okuru 7. yüzyılda İslamiyet’in doğusuyla gelişen serüveniyle tanıştırdıktan sonra, son iki yüzyılın derin ve genellikle dramatik nitelikteki dönüşümlerine odaklanır. Siyasal tarih ekseninde bir çerçeve oluşturduktan sonra da, geniş bir yelpazede ortaya koyduğu toplumsal, kültürel ve ekonomik gelişmeleri, bütün Ortadoğu hikâyesinde birleştiren tek bir anlatıda yoğunlaştırır. (Ayrıca bu çeviriye esas alınan özgün kitabın üçüncü basımına, 11 Eylül’deki E -Kaide saldırılarıyla ABD’nin Irak işgalinin ilk aşamalarının uzman bir tarihçi perspektifiyle eleştirel gözle değerlendirilmesinin yer aldığı bir sonsöz bölümü eklenmiştir.) Dolayısıyla VVüliam L. Cleveland’ın tarih disiplininin köşe taşlarından birini oluşturan bu devasa çalışması, Osmanlı İmparatorluğu’nda ve Mısır’da gerçekleştirilen reformlardan Batı emperyalizminin egemenliğine, İran Devrimi’ne ve Körfez Savaşı’na uzanan Ortadoğu’nun modern tarihine kapsamlı bir bakıştır.