Timothy Earle – Şefler Nasıl İktidara Geldiler
Siyasi / 8 Şubat 2019

Kitap Adı: Şefler Nasıl İktidara Geldiler: Tarih Öncesinde Politik Ekonomi Yazar: Timothy Earle Yayıncı: Versus Kitap Sayfa Sayısı: 280 Şefler Nasıl İktidara Geldiler? Şeflikleri inceleyerek, politik iktidarın doğasına ve sosyopolitik karmaşıklığın evrimine dair temel sorulara yanıt vermeye çalışıyor. Northwestern Üniversitesi Antropoloji Bölümü Profesörü Timothy Earle, şefliklerin temel dinamiklerinin devletlerinkiyle esasen aynı olduğunu ve devletlerin kökeninin, şefliklerin ortaya çıkışı ve gelişimine bakılarak anlaşılabileceğini savunuyor. Şefliklerin tarihi, bazı durumlarda, geniş ölçekli, siyasi olarak merkezileşmiş toplumların kurumsallaşmasına, diğer bazı durumlarda ise oldukça parçalanmış ve dengesiz bölgelerin ve rekabet halindeki politik birimlerin oluşumuna yol açan evrimsel gelişim çizgilerini ortaya koymaktadır. Şeflik toplumlarının dinamiklerinin anlaşılması, modern dünyanın tarihsel altyapısına temel bir bakış açısı sunmaktadır. Bu kitaptaki argümanları geliştirmek için üç örnekten yararlanılmıştır: Neolitik ve Erken Bronz Çağı’nın (M.Ö. 2300-1300) Danimarka’sı, insan yerleşimine açılmasından dünya ekonomisine eklemlenmesine değin (M.S. 800-1824) Hawai’i ve erken Huacrapukio şefliklerinden İnka emperyal fetihlerine değin (M.S. 500-1534) Peru’nun Andlar bölgesi. Her üç bölgede de yapılan geniş saha çalışmalarından yola çıkılarak, bu örnekler, farklı toplumsal iktidar temellerine sahip olan şeflikleri betimlemektedir. Bu çalışma, incelediği örnekler arasındaki temel ekonomik ve tarihsel farklılıkların, iktidar stratejileri ve bu stratejilerin politik sonuçları arasındaki farklılığı anlamaya yardımcı olduğunu varsaymaktadır. Bu çalışmanını nihai amacı, şeflerin nasıl iktidara geldiklerini ve…

Timothy Earle – Devlete Doğru
Siyasi / 8 Şubat 2019

Kitap Adı: Devlete Doğru Yazar: Timothy Earle Yayıncı: Ütopya Yayınevi Sayfa Sayısı: 252 Bu kitap, Amerikan Araştırmaları Okulu’nda şeflikler konusunda düzenlenen bir seminerden yola çıkılarak hazırlandı. Seminer, karmaşık devletsiz toplumların kökenlerini ve evrimini temellendiren süreçlerin anlaşılmasını amaçlamaktaydı. Tartışmalar hızlı bir biçimde iktidarın doğası üzerine odaklandı: Şefler, diğerlerini nasıl peşinden sürüklüyordu? Bu kitaba katkı yapanlar, şefliklerdeki iktidarın kaynaklarıyla ilgileniyor. Hepsinin ileri sürdüğü nokta, bir toplumun ekonomisiyle ideolojisinin, gelişen siyasal egemenliğe altyapı ve meşruiyet oluşturduğudur.

Şamil Mansur – Çeçenler
Siyasi / 8 Şubat 2019

Kitap Adı: Çeçenler Yazar: Şamil Mansur Yayıncı: Sam Yayınları Sayfa Sayısı: 224 Çeçenler, üç yüzyıl Ruslar’a karşı kahramanca savaşmış, ama sonunda ne yazık ki yenilmiş, esir olmuş ve göç etmek zorunda kalmışlardır. Bu gün içinde bulunduğumuz olayları ve gelecek günlerin doğuracağı sonuçları kavrayabilmek için geçmiş günlerin tarihini bilmek gerekir. Yeterli bir çalışma için zamanımız olmamıştır. Zira konunun genişliğinin yanı sıra, elimizde belli başlı kaynakların olmaması, bilgilerin bir hayli kabarık olmasına rağmen dağınık bir halde bulunması verimli bir çalışma yapmamızı engellemiştir. Çeçenlerin her gün dünya basınına konu olması nedeniyle Çeçenler ve Çeçenistan dünya kamuoyunun ilgi odağı haline gelmiştir. Biz de “Kafkaslılar Derneği” olarak kıt kaynaklarımıza karşın bu kitabı hazırlayarak kamuoyunu aydınlatmayı bir görev bildik.

Ufuk Güldemir – Texas Malatya
Siyasi / 8 Şubat 2019

Kitap Adı: Texas Malatya Yazar: Ufuk Güldemir Yayıncı: Tekin Yayınevi Sayfa Sayısı: 463 Güldemir, bu kitapta, Özal ve Amerika olgusuna da diğer kitaplarındaki gibi aynı canlılıkla yaklaşıyor. Özal Amerika’ya nasıl bakar? Amerika Özal’a nasıl bakar? CIA Belgelerinde Özal’ın yeri nedir? Amerika mı Özal’a oynamıştır, Özal mı Amerika’ya? Özal Ailesinin Amerika günleri… Amerika’nın kafasında “Özal ve Kürt Sorunu”… Amerika’nın “Özal ve İslam’a bakışı”. “İki Necdet Olayı”, Özal’ı Amerika’ya şikayet eden generaller ve ABD’deki Demirel korkusu, bu kitabın konuları arasında.

Aytunç Altındal – Bilinmeyen Hitler
Siyasi / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Bilinmeyen Hitler Yazar: Aytunç Altındal Yayıncı: Alfa Yayıncılık Sayfa Sayısı: 329 Aytunç Altındal, Bilinmeyen Hitler’deki “yeni” belgeler, bulgular ve bilgile­rin iktidara geldiği 1933 yılına kadar Hitler’in hayatından kesitler sunuyor. “Hitler’in bir iş kazası” olmadığını, Nazilere yolunu açan esrarengiz bir Okült Örgütle ilişkilerini, bu örgütün kurucu ve yöneticisinin hiç değinilmemiş yönlerini gün ışığına çıkarıyor. “Thule Gessellschaft” adıyla bilinen bu gizli örgütün kurucusu Baron Rudolf von Sebottendorff, çift taraflı bir casus ve aynı zamanda Bektaşi ve Masondu. Tarihçilerden kendisini on yıllarca gizlemeyi başaran Hitler’in “yol göste­ricisi” ve “rakibi” olan Sebottendorff Türk vatandaşıydı ve Hitler’i iktidara getiren esrarengiz örgütü ilk kez İstanbul’da kurmuştu. Hitler’in hiç bilin­meyen bu yönünü Alman ve İsrailli araştırmacılar da ilk kez bu kitaptaki belgelerden öğrenmişlerdir.

Ahmet Davutoğlu – Stratejik Derinlik
Siyasi / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Stratejik Derinlik: Türkiye'nin Uluslararası Konumu Yazar: Ahmet Davutoğlu Yayıncı: Küre Yayınları Sayfa Sayısı: 584 Türkiye’yi çevreleyen yakın kara, yakın deniz ve yakın kıta havzaları, coğrafi olarak dünya anakıtasının merkezini, tarihî olarak da insanlık tarihinin ana damarının şekillendiği alanları kapsamaktadır. Soğuk savaş sonrası dönemin getirdiği dinamik uluslararası ve bölgesel konjonktürde en yakın havzasından başlayarak dışa açılması kaçınılmaz olan Türkiye’nin stratejik derinliğinin yakın kara, yakın deniz ve yakın kıta bağlantıları ile yeniden tanımlanması ve bu derinliğin jeopolitik, jeoekonomik ve jeokültürel boyutlarının dış politika parametreleri olarak kapsamlı bir şekilde yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Modernite Avrupa-Merkezli bir tarihî sürecin eseriydi; küreselleşme ise kaçınılmaz bir şekilde başta Asya olmak üzere bütün insanlık birikimini tarihin akış seyrinde tekrar devreye sokacak unsurlar taşımaktadır. Tarihî birikimi etkin bir açılıma temel sağlayacak toplumların öne çıkacağı bu süreçte Türkiye Tarihî derinliği ile stratejik derinliği arasında yeni ve anlamlı bir bütün oluşturma ve bu bütünü coğrafî derinlik içinde hayata geçirme sorumluluğu ile karşı karşıyadır. Stratejik açıdan mihver bir ülke olan Türkiye, bu sorumluluklarının gereğini yerine getirmesi durumunda, yeni dengelerin oluşacağı daha istikrarlı uluslararası konjoktürlere daha uygun şartlarda giren merkez bir ülke konumu kazanacaktır.

Roger Garaudy – Amerikan Efsanesi
Siyasi / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Amerikan Efsanesi: ABD'nin Dünyayı Yönetme Felsefesi Yazar: Roger Garaudy Yayıncı: Türk Edebiyat Vakfı Yayınları Sayfa Sayısı: 152 Bu eserde, “Amerika Birleşik Devletleri, başka üllkelere ve halklara saygı ve sevgiyle mi bakıyor, yoksa onları sömürülecek topraklar ve varlıklar olarak mı görüyor?” sorusuna cevap veriliyor. Amerika’nın, diğer ülkelerin kan ve gözyaşlarıyla beslendiği, kitapta bütün delilleriyle gözler önüne seriliyor. Ayrıca, “11 Eylül hâdisesi” olarak bilinen korkunç terör vak’asının ne maksatla ve hangi güçler tarafından yapıldığı da aydınlığa kavuşturuluyor.

Peter Weiss – Direnmenin Estetiği
Siyasi / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Direnmenin Estetiği Yazar: Peter Weiss Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 847 Almanya’da politik tiyatronun bir altbaşlığı olarak alınabilecek “belgesel tiyatro”nun öncülerinden ve teorisyenlerinden biri olan Peter Weiss, Direnmenin Estetiği’nde, 1937-1944 yılları arasındaki anti-faşist direnişi ve bu direnişin içinde yer alan gerçek kişilerin öykülerini/yaşantılarını merkez alarak, isimsiz bir Ben Anlatıcı’nın (sınıf bilincine sahip aydın bir işçinin) bakış açısıyla, tarihi, Antik Yunan’dan bu yana sanat ve siyaset düzlemlerinde yeniden kuruyor. Direnmenin Estetiği gerçekliğin verilerinden yararlandığı için belgesel ve tarihsel, yazarının yaşamına göndermeleri olduğu için otobiyografik, metne giren parçaları kendine özgü bir biçimde yorumladığı ve birleştirdiği için kurmaca, metinde belirsiz bir imkân olarak yansıyan bir kurtuluş fikri bıraktığı için ütopik, yandaşı olduğu dünya görüşü karşısında eleştirel olduğu için yeniden kurucu, kullandığı farklı anlatım biçimleriyle hem belgesel-gerçekçi hem gerçeküstücü, Batı kültürünün siyasi tarihi ve sanat tarihiyle metinler üzerinden tartıştığı için metinlerarası ve kültür birikimini yeniden yorumladığı için ufuk açıcı özellikler taşıyan çok katmanlı bir derya metin.

Nurullah Aydın – İstihbarat ve İstihbaratçı
Siyasi / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: İstihbarat ve İstihbaratçı Yazar: Nurullah Aydın Yayıncı: Parola Yayınları Sayfa Sayısı: 462 Devletler istihbarat kuruluşlarıyla vardırlar. Küresel yapılanmalar aynı zamanda istihbarat ağının da şekillendiricisi ve uygulayıcısıdırlar. Başta Ortadoğu, Balkanlar, Kafkasya bölgesi olmak üzere dünya coğrafyası için verilen dünya egemenlik savaşında, vesayet altına alınmak istenen ülkelerde öncelikli olarak gizli servisler yerleşmekte ve yarışmaktadırlar. İstihbarat örgütleri ve faaliyetleri rejimle doğrudan ilişkilidir. Kazanan ya da kaybeden istihbaratçıların savaşı, bir milletin varlığının ya da yok oluşunun göstergesidir. Teknolojinin gelişimi istihbarat araç ve gereçlerinde de önemli değişime neden olmuştur. Hıyanetle vatanseverliğin en açık yaşandığı alan istihbarat alanıdır. Sadece istihbaratçılar açısından değil, devleti yönetenlerin de ikbal ve iktidar için siyasi, ekonomik alanlarda yabancı ülke devlet yetkililerine bilerek veya bilmeyerek casusluk yaptıkları da bir gerçektir. İstihbarat faaliyeti; ciddi, yetenekli, bilinçli, idealist, birikimli uzmanlar, kaliteli yöneticiler gerektirir. İstihbaratçı diğer meslek mensuplarından farklı bir kişilik ve kimlik oluşturur. Yabancı istihbarat örgütleri için başka bir ülke insanını tespit edip seçerek kullanmak, eski bir uygulamadır. Bu ya siyasetçidir, ya gazetecidir, ya sivil toplum mensubudur, ya iş adamıdır ya da akademisyendir. Yabancı örgütlere en çok çalışan kesimler de bu alanlardakilerdir. İstihbarat örgütleri paravan şirketler yoluyla da finans elde ederler ve bunu örgütlü faaliyetlerde kullanırlar.

Mahir Kaynak – Komplo Yok
Siyasi / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Komplo Yok Yazar: Mahir Kaynak Yayıncı: Timaş Yayınları Sayfa Sayısı: 195 Gerçekler sadece gördüklerimizden ibaret değildir. Bizim gördüklerimiz, gerçeklerin sahneye vuran gölgeleri de olabilir. Öyleyse repliklere takılıp kalmak yerine -en azından zihnen- perdeyi aralamak için sorular sormak ve düşünmek gerekiyor.Bir dönem, medya tarafından yoğun ilgi gören ve söyledikleriyle farklı bir çizgi sunan Mahir Kaynak’ın suskunluk dönemi bu kitapla bozuluyor. Bir kenarda kalmasına ve unutulup gitmesine razı olmadığımız, 1994’den 1998’e kadar olan dönemde Türkiye’nin seyrine ve Türkiye gerçeklerinin perde arkasına ışık tutan yazılardan oluşan bu kitabı, zevkle okuyacaksınız.

Oray Eğin – İmha Planı
Siyasi / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: İmha Planı: Medya Nasıl Çökertilir? Nasıl Çökertildi! Yazar: Oray Eğin Yayıncı: Destek Yayınları Sayfa Sayısı: 368 ‘Bak’ dedi Genel Yayın Yönetmeni, ‘Hükümet isterse en sağlam kuruluşları, en sağlam bankaları bile bir günde batırır.’ Tam da böyle oldu. Propagandanın başarıyla ulaşması için önce medyanın dönüştürülmesi gerekiyordu. Bir aşamadan sonra hiç kimse direnemedi, değişimden herkes nasibini aldı. Künyeler yenilendi, köşeler boşaltıldı, insanlar işsiz bırakıldı, muhalif gazeteciler hapse atıldı. İnsanlar susturuldu, korkutuldu. İtiraz etmeye kalkan herkes bir şekilde cezalandırıldı, sindirildi. Ve sonunda Türk medyası çökertildi. Aydın Doğan hangi tavizleri verdi? Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde hükümet gazetelerden ne rica etti? TMSF’nin parasıyla ıstakoz kırmızı şarap alemleri yapanlar kim? Milyarlarca dolarlık vergi cezası süreci nasıl gelişti? Hükümet yazar atamalarına, manşet değişikliklerine nasıl bulaştı? Yandaş medya nasıl yaratıldı? Hürriyet gazetesindeki kritik değişim nasıl gerçekleşti? Tasfiye listeleri nasıl belirleniyor, kimlerin üzeri çiziliyor? Sabah’a el konulmadan bir gece önce Ankara’da hangi pazarlık yapıldı? Hangi yandaş gazeteci otopark işletmecisi oldu? Liberallerle hükümetin arası nasıl açıldı? Meslektaşlarını ihbar eden, tutuklanacak gazetesi listesi çıkaran yazarlar kim? Amerika’dan gelen gazetecilerin özel yetkileri ne? Son 10 yılda yaşanan en sarsıcı değişimi Oray Eğin anlatıyor. Pek çoğu ilk kez ortaya çıkan bilgilerlerle tarihe düşülen bir not ‘İmha Planı.’ Demokrasinin olmazsa olmazı, özgür basının…

Yılmaz Özdil – Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda
Siyasi / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda Yazar: Yılmaz Özdil Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 352 Son 10 yılda yaşadığımız her şey “Beş gazetenin arşivinden 460 bin sayfa taradım. Sırf arşiv taraması 1.5 senemi aldı. İsim Şehir Hayvan ve İsim Şehir Bitki gibi köşe yazılarımdan derleme değil… Sıfırdan yazıldı. 3 Kasım 2002’de başlıyor. Bugüne kadar geliyor. Çıraklık, kalfalık, ustalık diye üç bölümden oluşuyor.” Yılmaz Özdil, Hürriyet, 30 Temmuz 2013 Bir tablo hayal edin. Sanat eseri. Miras. Size ait. Tuvali, Türkiye coğrafyası. Boyası, şehit kanı, alın teri. Her sabah uyanıyorsunuz. Gururla seyrediyorsunuz. Ama, birileri her sabah sizden önce uyanıp o tablonun başına geçiyor ve orasına burasına minik minik fırça darbeleri atıyor. Her sabah bir minik fırça darbesi. Usta işi. Küçük küçük değişiyor tablo. Aniden değil. Milim milim. Alıştıra alıştıra. Yedire yedire. Aradan yıllar geçiyor. Tablo, o tablo olmaktan çıkmış! Komple değişmiş. Dedim ya, kanıksamışsınız. Bakıyorsunuz bakıyorsunuz… Tablo, hâlâ aynı tablo zannediyorsunuz. Peki ne yapılabilir? Fark, nasıl fark edilebilir? Orijinal’in aslında ne kadar değiştiği… Ne hale getirildiği… İlk bakışta nasıl anlaşılabilir? Tek çare var. Kıyas. Tablonun ilk haliyle… Son halini yan yana koymalı.

Zbigniew Brzezinski – Büyük Satranç Tahtası
Siyasi / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Büyük Satranç Tahtası Yazar: Zbigniew Brzezinski Yayıncı: İnkılap Kitabevi Sayfa Sayısı: 293 “Büyük Satranç Tahtası’nı uzun zamandır bekliyorduk : Amerika’nın Soğuk Savaş sonrasındaki dünyada stratejik çıkarlarını kusursuzca açıklayan keskin bakışlı, sağlam görüşlü bir kitap. Tarihi, coğrafi ve siyasi tahlillerin muhteşem sentezi. -Samuel P.Huntington, Harvard Üniversitesi

Ernest Volkman – Casusluk
Siyasi / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Casusluk Yazar: Ernest Volkman Yayıncı: Truva Yayınları Sayfa Sayısı: 400 “Bu casusluk ve istihbarat öyküleri geniş bir okuyucu kitlesini memnun edecek. Her bölüm, İngilizlerin şifreli Alman haberleşme sistemini çözerek müttefikleri Hitler’in askeri planları hakkında önceden uyardıkları ULTRA Operasyonu’ndan tutun da, değiştirilmiş posta pullarıyla Almanların moralini çökertme yolları arayan ve ‘Cornflakes’ adı verilen OSS Operasyonu’na (aslında hiçbir şey uğruna çok geniş kaynakları kullanan tamamen çılgınca bir istihbarat girişimi) kadar çok güzel hikayelerden oluşuyor. Diğer olaylar müttefiklerin, Almanları, Normandiya çıkarmasının sahte bir saldırı olduğuna inandırmalarını; Pearl Harbor’daki istihbarat faciasını; Walker ailesinin casus çemberini; CIA ile KGB arasındaki ‘Köstebek Savaşları’nı içeriyor.” PUBLISHERS WEEKLY

Necip Hablemitoğlu – Köstebek
Siyasi / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Köstebek Yazar: Necip Hablemitoğlu Yayıncı: Pozitif Yayıncılık Sayfa Sayısı: 312 “Başka Türkiye yok” diyerek yola çıkmış ve bunun bedelini canıyla ödemiş gerçek bir vatansever Necip Hablemitoğlu, “Köstebek” kitabında devlet kademelerindeki örgütlenmeleri, devletin nasıl ele geçirildiğini, devlet-paralel devlet çekişmelerini ve açacağı sonuçları kuşkuya yer bırakmadan belgelerle ispatlıyor. Yıl 2002. Dr. Necip Hablemitoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olma yolunda, devrimlerden dönüş sürecinin sancılarını yaşıyor…” diyerek endişelerini dile getiriyor, bulgularını ortaya koyuyor: “Yeni binyılın şeyhlerinin, dervişlerinin, müritlerinin amaçlarının da değiştiği gözlemleniyor. Artık amaç, bir şeriat devleti kurmak değil. Şeriat, iktidarı, parayı, her türlü gücü ele geçirmenin sadece simgesel, klişeleşmiş adı. Mürtecilik yani gericilik de artık salt dinsel anlamda kullanılmıyor. Bunlara karşı olmak, onaylamamak artık yetmiyor… Her gerçek kamu görevlisinin mağdur olma pahasına, elini taşın altına koyması; devletimizin, tam bağımsızlığımızın geleceği açısından insiyatif kullanırken canının yanmasını, bedel ödemesini göze alması gerekiyor.’ İlk baskısı katledildikten 3 ay sonra yayınlanan bu kitabı okurken, Hablemitoğlu’nun yıllar önce bugünlere nasıl ışık tuttuğuna hayret edeceksiniz.