Burcu Demet – Sahra
Roman / 8 Şubat 2019

Kitap Adı: Sahra Yazar: Burcu Demet Yayıncı: Postiga Yayınları Sayfa Sayısı: 568 Umutsuz ve başkalarına çözülmez bağlarla bağlı bir aşk onlarınki… Mirza ve Sahra, imkânsız ve çok büyük bir aşkın birbirini inkâr eden iki fatihi. Sevgi yok, aşk yok Sahra’nın dünyasında… Yanılsamalar dünyasındaki, aptalca hayaller onlar sadece. Umutsa… şekil değiştiriyor kalbinde. Beğenilmek yeter ona. Mirza, onun büyüdüğünü görsün, yeter. Onunla birkaç saat… sadece birkaç saat. Başka dileği yok. Beni sevdiğini düşündüğüm herkesin beni terk ettiği dünyamda, sevilmek istemiyorum ben artık… Hoyrat ellerime her alışımda kırılan, camdan narin bir oyuncak sevgi. Sevgi, hayatımdan koparılarak çıkarılan insanlar demek benim için, sevgi terk edilişin ilk işareti. “Seni seviyorum…” söyleyenin vedası bana. “Başlangıcı, sonu sadece ben olayım. Sadece benim tenime karışsın teni… Sadece benim olsun Sahra’m. Tüm gizemlerini bana açsın, ruhunda girmediğim tek kapalı oda kalmasın istiyorum.” “Artık ilk adımları atıldı geceyi teslim alan dansın… Çalılıkların arasından çıktım çoktan. Özenli bir çabayla kurulmuş kapanımın tam ortasında Sahra… Kozasından sıyrıldığında kelebeğin güzelliğinin de ötesi olduğunu kefşediyor gözlerim. Bana açılan sayfanın okunmuş olduğu gerçeği ilk defa canımı yakıyor hayatımda.”

Alejandro Guillermo Roemmers – Genç Prens’in Dönüşü
Roman / 8 Şubat 2019

Kitap Adı: Genç Prens'in Dönüşü Yazar: Alejandro Guillermo Roemmers Yayıncı: Timaş Yayınları Sayfa Sayısı: 128 18 DİLE ÇEVRİLMİŞ ULUSLARARASI BESTSELLER: GENÇ PRENS’İN DÖNÜŞÜ “O büyüseydi ne olurdu? Bir gence dönüşseydi? Yine masumiyetini koruyabilir miydi? Günümüz dünyasının yiten değerlerine, savaşlara, yaşanan acılara ve hastalıklara nasıl cevap verirdi? İşte A.G. Roemmers aklında bu sorularla kendini dokuz gün dokuz gece bir odaya kapatarak, ‘ruhunun derinliklerinden’ çıkacak bir hikâye yazmaya koyuldu. Sonuç Genç Prens’in Dönüşü oldu.” El Pais “Kafası karışmış bir dünyada yaşıyoruz; kim olduğumuzu, nerede olduğumuzu, nereye gittiğimizi bile bilmiyoruz artık. […] İşte bu yüzden kaybedilen değerleri yerine koymanın ve küçük şeylere yeniden önem vermeye geri dönmenin zamanı geldi.” A.G. Roemmers – El Mundo röportajı Genç Prens’in Dönüşü, yayımlanışından bugüne yediden yetmişe her yaştan okurun kalbine dokunmayı başarmış bir kahramanın, çocukluğumuzun Prensi’nin Dünya’ya dönüşünün hikâyesi… Patagonya’nın çorak topraklarında yalnız başına arabasıyla seyahat eden bir adam, yolda yardıma ihtiyacı olan bir gençle karşılaşır. Adam, genci arabasına alır ve birlikte seyahat etmeye başlarlar. Birbirinden çok farklı hayatlara ve karakterlere sahip iki kahramanımız, yol boyunca hayat ve insanlık üzerine derinlikli sohbetler gerçekleştirir, hikâyelerini paylaşırlar. Kahramanlar için bir manevi yolculuğa dönüşen bu seyahatte paylaştıkları kalp kırıkları, mutlulukları, inançları, çocukluktan olgunluğa attıkları adımlar, vicdani sorgulamaları, coşkuları; okuyan herkese…

Tuğçe Sargın – Aşk Mutfağı
Roman / 8 Şubat 2019

Kitap Adı: Aşk Mutfağı Yazar: Tuğçe Sargın Yayıncı: İndigo Kitap Sayfa Sayısı: 320 Özgür olmak için gittiği diyarlarda bambaşka bir aşka tutsak olan bir menekşenin hikâyesi… Hayallerini gerçekleştirmek için ülke ülke gezen Menekşe, özgürlüğünün tadını çıkartırken mutfaktaki hünerlerini de geliştiriyordu, ta ki İtalyan mutfağıyla tanışana kadar… Burada lezzet çoktu ve iddialı olmak gerekirdi, Menekşe de öyleydi. Bir çiçek gibi özgür, güzel ve iddialı… Menekşe İtalyan mutfağından gelen kokulara daha fazla dayanamadı… Güzelliği, zekâsı ve özgürlüğüne düşkün Menekşe La Rossa’nın ne demek olduğunu anlamak istiyordu, bu koku onu cezbetmişti, artık mutfağa girme vakti gelmişti. Hem de bu yalnız ve garip adamla…

Andrea Vitali – Bir Aşk Rüyası
Roman , Romantik / 1 Ocak 2019

Kitap Adı: Bir Aşk Rüyası Yazar: Andrea Vitali Sayfa Sayısı: 416 İtalya’da, Como gölünün kıyısında kendi halinde bir kasaba olan Bellano’nun sakinleri dışarıdan bakıldığında son derece sıradan ve sakin bir hayat sürmektedirler. Ancak her birinin gizlediği sırlar vardır ve bu sırlar açığa çıkmamalıdır. 1970’ler İtalya’sı. Sigara kaçakçılığı ve sahte para dolandırıcılığı ülkenin en büyük sorunlarından biri halindedir. Suç dünyasının parıltılı yüzüne kapılmış bir genç, kendini bu suçlarla mücadeleye adamış bir komiser, pamuk fabrikasında çalışan ve hayatını düzene sokmak isteyen bir genç kız, sevdiği kız uğruna annesine karşı durmayı göze almış genç bir adam… Andrea Vitali’nin yeni romanı Bir Aşk Rüyası, küçük bir İtalyan kasabasındaki hayatı son derece canlı ve gerçekçi bir biçimde gözlerinizin önüne seriyor. İç içe geçmiş yaşamları okurken sıcacık İtalyan hayatını yakından tanıyacaksınız. Nostaljik ve eğlenceli bir dokunuşa sahip Bir Aşk Rüyası, suç ve romantizmin iç içe geçtiği bir İtalyan filmi tadında. -goodreads.com- Andrea Vitali bize hayatın aslında ne kadar basit ve keyifli olduğunu bir gölün aynasından yansıtarak hatırlatıyor. -amazon.com- Vitali, o kendine has sade diliyle anlatıyor hikâyelerini. Bazı şeyleri sadece onun yazabildiğine, böyle eşsiz hale sadece onun getirebildiğine inanıyorum. -Valentina Passeri- İtalyan yaşantısını komik bir dille anlatmakta usta olan Andrea Vitali, İtalyan insanının hareketli yapısını ve ülke…

Leyla İpekçi – Maya
Roman / 1 Ocak 2019

Kitap Adı: Maya Yazar: Leyla İpekçi Yayıncı: Timaş Yayınları Sayfa Sayısı: 144 Leylâ İpekçi’nin ilk romanı Maya, 1998’de Milliyet Sanat Dergisi’nin İlk Kitap İlk Baskı adlı yarışmasında ödül alarak basılmış ve çok kısa sürede altı baskı yapmıştı. Yazarın 2000’li yıllarda ‘Başkası Olduğun Yer’, ‘Ateş ve Bahçe’ gibi romanlarıyla çıkacağı dil yolculuğunun ipuçlarını taşıyan bu roman, sevgisiz ve şiddet içinde büyüyen bir çocuğun yedi sekiz yaşlarından 20’li yaşlarına dek öyküsünü anlatıyor. Yazar, okuru Maya’nın dünyasında gezdirirken bir yandan da hepimizin ilk anılarına, kapanmayan yaralarına, yarım kalmış vedalarına dokunuyor. Kısacası insanın mayasına… Türkçe edebiyatta çok sık rastlanmayan bir üslupla, tek başına büyümek zorunda kalan kız çocuğunun ağzından yazılan bu roman: Çocuksu, naif ve hamasi bir dile yaslanmadan, saf edebiyatın toprağında yeşeriyor… “Tamamen iyileştikten sonra, ay ışığında bir görünüp bir kaybolan koridorları yeniden cilalamaya başlayacağım. Baş aşağı kaymak için değil, bir kez daha hızla geçip gitmek için…”

Bedia Ceylan Güzelce – 1473
Roman / 1 Ocak 2019

Kitap Adı: 1473 Yazar: Bedia Ceylan Güzelce Yayıncı: April Yayıncılık Yayın Tarihi: 2011 Sayfa Sayısı: 152 Tanrım, biraz eğilirsen sana sarılabilirim. İnsanın yarası neredeyse, kalbi de orada atar. Dünyanın kalbi ise savaş meydanlarında… 1473 yılında Otlukbeli sekiz saatliğine dünyanın kalbi oldu. Attı, attı ve durdu. Artık Türk’ün Türk’le, Müslüman’ın Müslüman’la savaşacağı kesinleşmiş, kimilerine göre bu kıyamet alameti sayılmıştı. Hepsi Türk, hepsi Müslüman olan kahraman askerlerin arasında binlerce hayvan ve onların da arasında iki kirpi vardı. Bütün canlılar gibi, onların da ikinci cinsiyeti aşktı. Yuvalarının üstünde birbirini öldürmek için sıraya girmiş zafer düşkünlerini taklit ederek yere düşerken, dualar ettiler. Bu şekilde ölmeyecekleri bir dünyaya yeniden gelebilmek için. Ve hayvanlar her duanın sonunda “amin” yerine “olsun” dedi. Olsun. Bedia Ceylan Güzelce’nin ilk romanı 1473.

Mehtap Soyuduru – Gitmesen Olmaz Mı?
Roman / 1 Ocak 2019

Kitap Adı: Gitmesen Olmaz Mı? Yazar: Mehtap Soyuduru Yayıncı: Eftelya Yayınları Sayfa Sayısı: 456 Babasızlığı babalık özlemi ile perçinlenmiş bir adam; Kenan. Hayata, özgürlüğe ve ben değerlerine düşkün, Anlık heveslerin kadını; Melis! Melis’i yem misali gagasını açmış bekleyen gamsız kuş; Akın. Hayat mücadelesinin küçücük bir yürekle sürdüren, mum ışığının etrafında kederinin ortağı yalnız kendisi olan, kahverengi bakışların ürkek sahibi bir kadın; Ayşegül! İhanetin ardından buluşan hayatlar ve gerçekleşen hayaller. Küçük bir çocuğun, yabancı bir adamın sevgisine ait açlığı ile babalık hasretine düşmüş o adamın uzattığı elden, gerçek aşka uzanan yolculuğu… Sadece Esma’nın engin yüreğinin dilinden, hep beraber “Gitmesen Olmaz mı?” diyeceğimiz bir aşk! “Yine daldı gözlerim gözlerinin rengine, Gül açan gül yüzünün gamzesine vurgunum. Bıraktım yüreğimi sevdanın ahengine, Endamın elif gibi, hemzesine vurgunum.”

Osman Yüksel – Serdengeçti 1. Cilt
Roman / 1 Ocak 2019

Kitap Adı: Serdengeçti 1. Cilt Yazar: Osman Yüksel Yayıncı: Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları Sayfa Sayısı: 300 Mabetsiz Şehir Bu Millet Neden Ağlar Bir Nesli Nasıl Mahvettiler Gülünç Hakikatler Akdeniz Hilalindir

Osman Yüksel – Serdengeçti 2. Cilt
Roman / 1 Ocak 2019

Kitap Adı: Serdengeçti 2. Cilt Yazar: Osman Yüksel Yayıncı: Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları Sayfa Sayısı: 300 Mabetsiz Şehir Bu Millet Neden Ağlar Bir Nesli Nasıl Mahvettiler Gülünç Hakikatler Akdeniz Hilalindir

Yasemin Candemir – Düş Sandığım
Roman / 1 Ocak 2019

Kitap Adı: Düş Sandığım: Türk Kadınlarının Cinsel Fantezileri Kitap Serisi: O Kitaplar Dizisi Yazar: Yasemin Candemir Yayıncı: Okuyan Us Yayınları Gazeteci Yasemin Candemir türk kadınlarının cinsel fantezileri üzerine hazırlamak istediği kitap için gazeteye bir ilan verdi: “Belgesel bir kitap için fantezilerinizi gönderin. Yayınlanan fantezilere telif ödenecektir. “[email protected]”… Bu ilana cevap veren kadınların takma isimlerle yazdıkları fanteziler bu kitapta toplandı. Erkekler hazır olun! Bir sonraki ilan sizin için olacak. “Mastürbasyon yapmak için odanın her yanını aradım ama bir şey bulamadım. En son, buzdolabında kalan muz gözüme ilişti. Küvete muzla beraber girdim…” Mine “Porno filmlerdeki kadınlar gibiydim. Kendimi zaten bir parça onlar gibi hissediyor ve bu hissi seviyordum…” Zehra “Fantezilerinizi gönderin diyorsunuz. Bunları yapabileceğimiz bir erkek yok ki, içimizden gelip de güzel güzel yazalım.” Özlem “Fanteziler mutlu kadınların işi…” Tülay “Beni heyecanlandıran şey, izlenme duygusu. Daha açık söylersek, dikizlenmek. Birinin sevişirken bizi seyrettiği düşüncesi bile çıldırtmaya yetiyor…” Hülya “Geçen arkadaşım söyledi, fantezilere para veriyormuşsunuz. Benim fantezim Şükrü. Kitabı alırsa bunu da okur…” Hicran “Galiba Türk kadınlarının yatak odalarına sızmayı başarmıştım ve yorganı hafifçe aralıyordum.” Yasemin Candemir Tanıtım Yazısı’ndan

Nazlı Ozan – Rastlantı
Roman / 1 Ocak 2019

Kitap Adı: Rastlantı Yazar: Nazlı Ozan Yayıncı: Olimpos Yayınları Sayfa Sayısı: 376 Bazı yolculuklar sizi aşka götürür… “Aşkın gelişi, aklın gidişidir.” Acaba gerçekten öyle midir? Ya da bir dil bir insan, iki dil… Ah, neyse boş verin şimdi dili falan! Burada asıl önemli olan, aşkın dili! Neşeli, sevimli, az biraz inatçı, ama yeri gelince masum bir kedi olan Aslı Karahan ile Roma’yı fethetmeye hazır mısınız? Yalnız, çapkın İtalyanların, aşk dolu kahkahaların ve enfes lezzetlerin de eşlik edeceği bu yolculuk için sizi baştan uyarıyorum. Kemerlerinizi sakıca bağlayın ve yanınızda oturan yol arkadaşınıza dikkatlice bakın! Belki siz de Aslı gibi hayatınızın aşkıyla, hiç ummadığınız bir yerde ve kesinlikle kimseye anlatmak istemeyeceğiniz bir şekilde tanışabilirsiniz. Kim bilir? Pekâlâ, hazır mıyız? O hâlde “Rastlantı” kalkışa hazır…

Murat Balkan – 2019 Beklenen Kurtarıcı
Roman / 1 Ocak 2019

Kitap Adı: 2019 Beklenen Kurtarıcı Yazar: Murat Balkan Yayıncı: Nokta Yayınları Sayfa Sayısı: 256 ATATÜRK KLONLANIP GÜNÜMÜZE GETİRİLSEYDİ… Çok gizli yürütülen bir gen ve klonlama projesi… Alınan tüm tedbirler, yapılan tüm çalışmalar, yurtdışından gizlice getirilen özel cihazlar ve bunları kullanan Türk bilim adamları… Türkiye üzerinde oynanan oyunların ve kurulan tuzakların etkisiz hale getirilmesi için yürütülen büyük bir çalışma… Türkiye bu komplolardan her ne kadar uzak durmaya çalışsa da ateş çemberine dönen Ortadoğu”da kendine biçilen rolü boşa çıkarmak için büyük gayret göstermektedir. Dünyada yürütülen psikolojik savaşın yaratılan çirkinlikleri içinde bundan kurtulmak için büyük çabalar harcayan Türkiye, kendine yeni bir yol çizmeye karar vermiştir. Genelkurmay Başkanlığı tarafından görevlendirilen ve genetik bilimde dünyanın peşinde olduğu bilim adamı Prof. Mehmet Günay bu projenin başındaki kişidir. Bu kaos ortamından çıkış yolları aranırken, 20. yüzyıla damgasını vuran kurtuluş mücadelesinin önderi Mustafa Kemal”in klonlanması için hazırlıklar başlamıştır. Bu hummalı çalışmanın olası sonuçları üzerine gizli servislerin engelleme çabaları başarıya ulaşacak mı? Bunun sonucunda dünya nasıl bir eksene oturacak? Türkiye”yi bekleyen son ne olacak?

Amélie Nothomb – Dişi Şeytan
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Dişi Şeytan Yazar: Amélie Nothomb Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 100 “On altı yaşındaydım. Hiçbir şeyim yoktu, ne maddi servetim vardı, ne ruhsal rahatlığım. Dostum yoktu, sevgilim yoktu, hiçbir şey yaşamamıştım. Bir fikrim yoktu, bir ruhum olduğundan bile emin değildim. Bedenim, sahip olduğum tek şeydi.” “Dişi Şeytan’da, bir nebze sadizmle, biraz mazoşizmle, bir damla ahlaksızlıkla, azıcık mizahla ve bir miktar da acımasızlıkla yoğrulmuş Nothomb dünyasını buluyoruz.” L’Express “Amelie Nothomb’un tüm dünyada bu kadar çok okuyucu bulmasının nedeni herhalde bu ölçülü yazı tekniği, net, yetkin anlatımı ve diplomat babasından aldığı aristokrat kültürü.” Boston Review

Christy Brown – Her Gün Hüzün
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Her Gün Hüzün: Sol Ayağım 2 Kitap Serisi: Sol Ayağım Serisi 2. Kitap Yazar: Christy Brown Yayıncı: Nemesis Kitap Sayfa Sayısı: 273 “Tüm bu gürültü patırtının ne olduğunu merak eden bir grup heyecanlı çocuğun yanında,tekerlekli sandalyesinin kenarında oturuyordu.” Romanın ilk bölümü,işte böyle başlar.Öylece oturuyordur;çünkü etrafındaki faaliyetlere güçlükle katılabilen,neredeyse çaresiz bir kötürümdür.Buna rağmen,roman başladığında bir çocuk,bittiğinde ise erkekliğin eşiğinde,”Her Gün Hüzün”ün ana karakteridir.Katılmaktan aciz,acılı ve dingin yüreğiyle tekerlekli sandalyesinde etrafı gözler;Dublin’in,oturdukları kenar mahallesine dağılmış,parçası olduğu ailesinin davranışlarını ve duygularını belleğine kaydeder.Burası aslında,40’lı ve 50’li yıllarda,acılı ve sevinçli günler geçiren Dublin’dir.İhtişamı ve sefaletiyle,arka sokakların ve köhne meyhanelerin hoyrat,acımasız,alemci ve zinacı Katolik Dublin;yaşam adına muazzam bir farklılık.Chiristy Brown,tamamen duygusallıktan uzak yazar.Sözünü sakınmaz,keskin görüşlüdür.Onun,Dublin görüntüleri,sesleri,kokuları ve doğal manzaralarıyla ilgili tasvirleri,şimdiye kadar nadiren yapılmıştır.Onun karakterleri,yaşam ateşi ile yanar. Chiristy Brown,Sadece on üçü hayatta kalabilen yirmi iki çocuklu bir ailenin çocuğuydu.Doğuştan zihinsel bir felçle dünya’ya geldi.Kullanabildiği tek uzvu SOL AYAĞI oldu.Londra’ya yaptığı yaptığı birkaç ziyaret ve bir kez yaptığı Amerika seyehati dışında,tüm yaşamını Dublin’de geçirdi.

Charles Bukowski – Postane
Roman / 30 Aralık 2018

Kitap Adı: Postane Yazar: Charles Bukowski Yayıncı: Parantez Gazetecilik ve Yayıncılık Sayfa Sayısı: 168 Bukowski’nin ilk romanı. Postane, Bukowski’nin ilk romanı. Yaşamının önemli bir parçasını oluşturan postacılık günlerini, o günlerde çektiği acıları, zorlukları, bürokrasiyle ve anlayışsız yöneticilerle boğuşmalarını ve tabii posta alıcıları ile maceralarını anlattığı romanı… Postane, yayınlanması ile birlikte Amerikan edebiyat çevrelerinde de büyük ilgi görmüş ve “çığır açan bir eser” olarak nitelendirilmiş. Amerika’daki bu başarı kısa zamanda tüm dünyaya yansımış ve Postane, bir anda 15 dile çevrilmiş. Bukowski, kısa kısa bölümlerden oluşturduğu ve bol diyalogla kurduğu bu romanında Hemingway ve Fante ile kıyaslanıp onlar kadar başarılı ve özgün bulunmuş. Bukowski, Postane’deki anlatımı ile ilgili olarak; “Fazla dağılmayan, okuru, söylemek istediğim şeyi söyleyeceğim ana kadar uyanık tutmaya yarayan canlı bir anlatım istiyordum” diyor. Yaşam öyküsünü yazan Howard Sounes şöyle yazıyor; “Bukowski’nin bir başka büyük başarısı da eserlerini son derece ikna edici tarzda yazmasıdır. Örneğin mektup dağıtırken çektiği sıkıntıları öyle bir anlatır ki, okurlar da sevmedikleri ama çalışmak zorunda oldukları işleri hatırlayıverir.” Eserleri hakkında geniş bir inceleme yapan Russel Harrison’da Bukowski’yi şöyle değerlendirmiş; “Hiçbir çağdaş Amerikan yazarı yazacağı esere Bukowski kadar yoğun ve geniş bir biçimde hazırlanmamıştır. Aslında Bukowski’nin en büyük başarısı, özellikle Postane’de gördüğümüz gibi, işi çok iyi tasvir…